Hilton’un Türkiye’deki ilk Tapestry Collection oteli olan The Ritus Hotel Istanbul Sultanahmet’in Genel Müdürü Emre Kaşıkara, otelin gastronomiden mimariye uzanan özgün hikâyesini anlatıyor.
İstanbul’un tarihsel belleğini modern konaklama anlayışıyla birleştiren The Ritus Hotel Istanbul Sultanahmet, Hilton’un “Türkiye’deki İlk Tapestry Collection by Hilton Oteli” olarak şehrin kültürel dokusunu çağdaş bir bakış açısıyla yeniden yorumluyor.
Otelin Genel Müdürü Emre Kaşıkara, bu unvanın kendileri için hem önemli bir sorumluluk hem de gurur kaynağı olduğunu vurguluyor: “Tapestry Collection, kendi hikâyesi ve karakteri güçlü otellerden oluşan özel bir koleksiyon. Bu koleksiyonun Türkiye’deki ilk temsilcisi olmak, İstanbul’un kültürünü modern bir anlatıyla misafire sunmak anlamına geliyor.”

The Ritus’un hikâyesinin temelinde, Sultanahmet’in binlerce yıllık ritüel kültürü yatıyor. Roma ve Osmanlı dönemlerindeki kutlamalardan ilham alan bu yaklaşım hem mimariye hem de misafir deneyimine yansıyor. Kaşıkara, bu kültürel çok katmanlılığı bir dengeye oturtma biçimlerini şöyle açıklıyor: “Bizim için gelenekseli günümüze taşımak, nostalji yaratmak değil; çağdaş konforla bütünleşen doğal bir ruh oluşturmak. Yerel dokuyu hissettirirken Hilton standartlarından asla ödün vermiyoruz.”

Otelin gastronomi yaklaşımı da aynı felsefeyle şekilleniyor. 30 yıla yaklaşan deneyimiyle Şef İsa Özdemir, mutfağın karakterini belirleyen en önemli isim. Kaşıkara, Şef’in vizyonunu “geçmişin mirasını modern bir zarafetle geleceğe taşıyan bir mutfak anlayışı” olarak tanımlıyor. Yerel lezzetler modern tekniklerle yeniden yorumlanırken, sadelik ve rafinelik mutfağın merkezinde yer alıyor. “Malzemenin ruhuna dokunmadan, formunu güncelliyoruz. Türk mutfağının sıcaklığını uluslararası bir zarafetle buluşturuyoruz” diyor Kaşıkara.

İmza tabaklar arasında düşük ısıda pişirilmiş Ritus Usulü Kuzu, İstanbul esintili meze trio ve Akdeniz ile İstanbul’un deniz kültürünü birleştiren Boğaz Esintili Deniz Ürünleri Risotto öne çıkıyor. Tatlı tarafında ise sakız ve Antep fıstığını modern tekniklerle buluşturan Mastic & Pistachio Cheesecake dikkat çekiyor.
Ritus’un kahvaltı konsepti ise Roma dönemine uzanan bir geleneği günümüze taşıyor. Kaşıkara, bu hikâyeyi şöyle anlatıyor: “Hippodrom’daki kutlama sofralarında paylaşılan zeytin ekmeği ve balı, güne bereketle başlama sembolüne dönüştürdük. Misafirlerimizin güne tarihsel bir dokunuşla başlamasını istiyoruz.”
Yerel üreticilerle kurulan güçlü iş birlikleri, mevsimselliğe göre güncellenen menü ve sürdürülebilir tedarik zinciri, otelin gastronomi vizyonunun temel yapı taşları arasında.




















