Cem Akşahin: “Gastronomi, Şehir Otelciliğinin Yeni Çekim Gücü”

İstanbul’un giderek güçlenen gastronomi sahnesi, şehir otelciliğinde de dengeleri değiştiriyor. Fairmont Quasar Istanbul Genel Müdürü Cem Akşahin, gastronominin artık konaklama deneyimini tamamlayan bir hizmet olmaktan çıkarak seyahat kararlarını etkileyen, otellerin marka değerini ve şehirle kurduğu ilişkiyi doğrudan şekillendiren stratejik bir alana dönüştüğünü belirtiyor.

Akşahin, beş farklı gastronomi konseptiyle Fairmont Quasar Istanbul’un konaklama yapan misafirlerinin ötesinde, İstanbul’un sosyal ve gastronomik yaşamına da hitap eden bir buluşma noktası olmayı hedeflediğini ifade ediyor.

Gastronomi, Tercihleri Belirleyen Bir Faktöre Dönüşüyor

Gastronominin konaklama sektöründeki rolünün son yıllarda önemli ölçüde değiştiğine dikkat çeken Akşahin, günümüz gezgininin destinasyon ve otel seçiminde mutfak deneyimlerini daha fazla dikkate aldığını söylüyor. Ona göre iyi bir gastronomi yapılanması artık oteller açısından bir prestij unsuru olmanın ötesinde, rekabetin temel belirleyicilerinden biri.

Cem Akşahin

Bu yaklaşım doğrultusunda Fairmont Quasar Istanbul, gastronomiyi yalnızca otel içinde sunulan bir hizmet olarak değil, markanın deneyim dünyasının önemli bir parçası olarak ele alıyor.

Beş Konsept, Tek Bir Gastronomi Ekosistemi

Aila, Ukiyo, Marble Bar, Demlique ve Stations’tan oluşan gastronomi portföyünün farklı beklentilere hitap eden bir yapı sunduğunu belirten Akşahin, bu konseptlerin otelin şehirli misafirle temas noktalarını çoğalttığını ifade ediyor. Restoranların otel müşterisinin ötesinde İstanbul’dan da düzenli bir ziyaretçi kitlesi çekmesi, bu yapılanmanın yalnızca konaklama deneyimine değil, otelin ticari performansına da katkı sağlıyor.

Bu yapının öne çıkan adreslerinden Aila’nın Michelin Rehberi İstanbul seçkisinde yer alması ve Gault & Millau’dan iki toque alması, Fairmont Quasar Istanbul’un gastronomi yatırımlarının aldığı karşılığın önemli göstergeleri arasında bulunuyor. Akşahin, bu tür başarıların marka algısını güçlendirirken restoranların bağımsız bir çekim merkezi olarak konumlanmasına da katkı sunduğunu belirtiyor.

İstanbul, Şehir Otellerine Yeni Bir Rol Yüklüyor

İstanbul’un gastronomi ve deneyim odaklı seyahatlerde öne çıkmasının, şehir otellerinin sorumluluğunu da değiştirdiğini ifade eden Akşahin, otellerin artık destinasyondan bağımsız düşünülemeyeceğine dikkat çekiyor. Misafirin otelden beklentisinin yalnızca konaklama olmadığını belirten Akşahin, otellerin şehrin kültürünü ve mutfak dünyasını keşfetmeye açılan birer arayüz haline geldiğini söylüyor.

Fairmont Quasar Istanbul’un bu dönüşüme hem kendi gastronomi markalarıyla hem de misafirlerini İstanbul’un farklı gastronomi deneyimleriyle buluşturan yaklaşımıyla karşılık verdiğini aktaran Akşahin, şehir otelciliğinin geleceğinin destinasyonla kurulan güçlü bağ üzerinden şekilleneceğine işaret ediyor. Akşahin, bu dönüşümü “Bugün iyi bir şehir oteli, bulunduğu şehrin mutfak sahnesinin dışında değil, tam içinde yer almalı” sözleriyle özetliyor.

Sosyal Medya'da Paylaşın