Yaz aylarının ardından Londra gastronomi sahnesinde yeni sezon hareketliliği başlıyor. Eylül ayında hız kazanacak restoran açılışları, yalnızca yeni adresleri değil, şehrin gastronomik çeşitliliğinin ulaştığı yeni noktayı da ortaya koyuyor. Türk mutfağından Japon omakase geleneğine, modern İngiliz mutfağından Fransız ve İtalyan mutfaklarına uzanan projeler arasında dünyaca tanınan şeflerin yeni girişimleri de bulunuyor.
KID

Sonbaharın en çok merak edilen açılışlarından biri, Mangal II’deki çalışmalarıyla Londra gastronomi çevrelerinin dikkatini çeken Sertaç Dirik’ten geliyor. Dirik, OMA’nın kurucusu David Carter ile güçlerini birleştirerek Soho’da KID adlı yeni restoranını açmaya hazırlanıyor.
1 Eylül’de 55 Frith Street’te kapılarını açması planlanan KID, Türk mutfağını merkeze alan yeni nesil bir restoran olarak konumlanıyor. Dirik’in geleneksel reçetelere çağdaş Londra perspektifinden yaklaşan mutfak anlayışı düşünüldüğünde KID, sezonun özellikle takip edilmesi gereken projeleri arasında yer alıyor.
Gordon Ramsay Restaurant | Sea Containers

Gordon Ramsay Restaurants, yeni sezonda Londra’daki varlığını şehrin en dikkat çekici lokasyonlarından birine taşıyor. Ramsay, Bankside’daki Sea Containers London’ın ana restoranını devralıyor.
1 Eylül’de açılması planlanan restoranın en güçlü özelliklerinden biri Thames Nehri’ne bakan geniş terası olacak. Böylece Ramsay’in Londra portföyüne yalnızca yeni bir restoran değil, şehrin nehir kıyısındaki gastronomi rotasına da yeni bir adres eklenmiş olacak.
Nakimushi

Dorian’ın arkasındaki ekip ise Japon mutfağını iki farklı konsept altında bir araya getiren NAKIMUSHI ile Notting Hill’e geliyor. Projenin mutfak tarafında Urchin’den Yuji Shimokawa Kelly ile Robin’s Ramen’dan Robin Kosuge bulunuyor.
7 Eylül’de açılması planlanan mekânın giriş katında ramen barı yer alırken üst katta ayrı bir Japon restoranı bulunacak. Böylece tek adres içerisinde daha gündelik ramen deneyimiyle daha kapsamlı bir Japon restoranı deneyimi buluşacak.
Pearl

Mayfair’deki lüks otel The Beaumont da gastronomi operasyonunu yeni bir adresle genişletiyor. Otelin karşısındaki Brown Hart Gardens’ta konumlanacak Pearl, Michelin yıldızlı Northcote ile tanınan şef Lisa Goodwin-Allen yönetiminde Akdeniz odaklı bir restoran olarak hayata geçiriliyor.
14 Eylül’de açılması planlanan Pearl, otel restoranlarının kendi binalarının dışına taşarak bağımsız gastronomi destinasyonlarına dönüşmesi açısından da Londra’daki dikkat çekici örneklerden biri olacak.
Lunette

Polpetto ve Sessions Arts Club’daki çalışmalarıyla tanınan Florence Knight, yeni projesi Lunette ile Londra gastronomi sahnesine dönüyor. Temple bölgesindeki St Clement otelinin 11. katında konumlanacak restoran, Londra manzarasını Knight’ın mutfak yaklaşımıyla buluşturacak.
Eylül ayında açılması planlanan Lunette’in merkezinde tadım menüleri bulunacak. Proje, yeni sezonun hem şef odaklı hem de destinasyon niteliği taşıyan restoran açılışlarından biri olarak öne çıkıyor.
Bubala | Covent Garden

Londra’nın sevilen vejetaryen restoranlarından Bubala, büyümesini Covent Garden ile sürdürüyor. Spitalfields’ta başlayan ve Soho ile devam eden markanın yeni restoranı, bugüne kadarki en büyük Bubala olacak.
Garrick Street ile Floral Street’in kesişimindeki Grade II listesindeki tarihi yapıda açılacak restoranın 60 kişilik giriş katının yanı sıra alt katta 32 kişilik alanı ve 30 kişilik terası bulunacak. Ortadoğu mutfağından ilham alan ve paylaşım odaklı vejetaryen tabaklarıyla tanınan Bubala’nın yeni şubesinin eylül sonunda açılması planlanıyor.
Endo & Moga
Sonbaharın gastronomi dünyası açısından en önemli açılışlarından biri Endo Kazutoshi imzasını taşıyor. White City’deki restoranını etkileyen yangının ardından şef, yeni ENDO deneyimini Chelsea’ye taşıyor.
Blacklands Terrace’ta açılması planlanan yeni proje iki farklı deneyimi aynı binada buluşturacak. Giriş katında yalnızca 10 kişilik omakase restoranı ENDO, üst katta ise müzik ve içki kültürünü odağına alan Moga listening bar yer alacak.
Ekim ayında açılması planlanan proje, Endo Kazutoshi’nin son derece kişisel omakase yaklaşımını daha küçük ve kontrollü bir ortamda yeniden kurgulaması açısından Londra’nın 2026’daki en önemli fine dining gelişmelerinden biri olmaya aday.
Kong

İki Michelin yıldızlı A.Wong ile çağdaş Çin mutfağının Londra’daki en önemli temsilcilerinden biri haline gelen Andrew Wong, sonbaharda tamamen farklı bir konseptle gündeme gelecek.
Wong, Dishoom’un kurucu ortaklarından biriyle birlikte Shoreditch’te Kong adlı bir Çin pub’ı açmaya hazırlanıyor. Folgate Street’te konumlanacak proje, Çin yemek kültürü ile İngiliz pub geleneğini aynı çatı altında yorumlamayı hedefliyor.
A.Wong’daki fine dining yaklaşımından farklı bir formatta tasarlanan Kong, Wong’un mutfağını daha gündelik bir bağlama taşıması nedeniyle sezonun en merak uyandıran açılışlarından biri.
Le Perroquet | St. Regis Londra

Mayfair’deki eski The Westbury otelinin kapsamlı dönüşümünün ardından açılacak The St. Regis London, gastronomi tarafında önemli bir şefle çalışıyor. Paris’teki Spring ve New York’taki Le Coucou ile tanınan Amerikalı şef Daniel Rose, otelin yeni restoranı Le Perroquet’nin başında olacak.
37 Conduit Street’te konumlanacak restoran Fransız mutfağına odaklanacak. St. Regis’in Londra’ya gelişiyle birlikte hayata geçecek Le Perroquet, sonbaharın lüks otelcilik ile gastronomiyi buluşturan en önemli projelerinden biri olacak.
Waldorf Astoria

Londra’nın simge yapılarından Admiralty Arch’ın Waldorf Astoria’ya dönüşümü, gastronomi tarafında iki dünya yıldızını bir araya getiriyor. Projenin restoranlarında İngiliz gastronomisinin en önemli şeflerinden Clare Smyth ile Fransız şef Daniel Boulud görev alacak.
The Mall üzerinde, Buckingham Palace’a uzanan manzaraya sahip tarihi yapının gastronomi programı, otelin kendisi kadar iddialı. Sonbaharda açılması planlanan proje, 2026’nın Londra lüks otelcilik ve fine dining sahnesindeki en önemli buluşmalarından biri olarak öne çıkıyor.
Casette | Covent Garden

Peckham’daki Levan’ın arkasındaki ekip, Cassette ile bu kez Covent Garden’a geliyor. Maiden Lane’de açılacak restoranın ilham kaynağını Paris’in klasik bistro kültürü oluşturuyor.
Sonbaharda açılması planlanan Cassette, Londra’da son dönemde yeniden güç kazanan daha sade, mahalle odaklı ve ürün merkezli bistro anlayışının yeni temsilcilerinden biri olmaya hazırlanıyor.





















