Senato, Antakya’nın güçlü mutfak hafızasını modern tekniklerle buluşturarak Bodrum’da yılın mevsiminde yaşayan bir gastronomi deneyimi sunuyor.
Senato, köklerini Antakya’nın güçlü gastronomi hafızasından alan mutfak anlayışını modern tekniklerle bir araya getirerek Bodrum’da yılın 12 ayı yaşayan bir şef restoranı deneyimi sunuyor. Emir Hakan için Senato’nun hikâyesi ise yalnızca bir restoran açma fikriyle değil, yıllar içinde şekillenen kültürel ve gastronomik bir arayışla başlamış. Floransa’da Apicius Culinary Arts eğitimi aldığı dönemde Antik Roma mutfağıyla tanıştığını anlatan Emir Hakan, “Mutfağın yalnızca teknik değil, aynı zamanda tarih ve kültürle şekillenen bir alan olduğunu fark ettim” diyerek bu sürecin kendisini yeniden Hatay mutfağına yönlendirdiğini belirtiyor: “Öğrendiğim tekniklerle köklerimin lezzetlerini bir araya getirme düşüncesi zamanla bir hayale dönüştü.

Restoranın ismi de bu kültürel yaklaşımın önemli bir parçası: “Senato, Antik Yunan’da farklı mesleklerin ve düşünürlerin bir araya gelip toplumun önemli konularını masaya yatırdığı bir platformdu.
Emir Hakan, restoranı yalnızca yemek yenilen bir alan olarak değil; insanların bir araya geldiği sosyal bir buluşma noktası olarak kurguladıklarının altını çiziyor. Antika kitaplar ve Avrupa’daki antika pazarlarından seçilen objelerle şekillenen mekân dili de bu yaklaşımı destekleyen detaylar arasında yer alıyor.

Yerellik ile modern teknikler arasında kurduğu denge ise Senato mutfağının temel karakterini oluşturuyor. “Hatay’da doğup büyümenin çok büyük bir avantaj olduğunu düşünüyorum” diyen Emir Hakan, bölgenin baharat kültürü ve güçlü lezzet hafızasının mutfak yaklaşımını doğrudan beslediğini söylüyor. Ayrıca düşük ısıda uzun pişirme, hassas ısı kontrolü ve çağdaş sunum teknikleriyle ürünlerin özünü kaybetmeden daha rafine tatlar ortaya çıkarmayı hedeflediğini belirtiyor: “Hem geçmişe saygı duyan hem de günümüz gastronomi anlayışıyla konuşan bir mutfak dili ortaya çıkıyor.”
Menü kurgusunda ise hikâye duygusu belirleyici bir rol üstleniyor. “Her tabak, farklı ülke mutfaklarının mirasından ilham alırken farklı tekniklerle yeniden yorumlanarak bütünün bir parçası hâline geliyor” diyen Emir Hakan, menünün başlangıçtan tatlıya kadar dengeli bir akışla ilerlemesine önem verdiğini belirtiyor. Odun ateşinde pişen bonfile ve jumbo karides, odun fırınında hazırlanan ekşili çıtır sarma ve Antakya’nın güçlü hafızasını taşıyan künefe ise menünün öne çıkan imza lezzetleri arasında yer alıyor. “Amaç, her ziyarette misafire hem tanıdık hem de keşif duygusu yaratan bir gastronomi yolculuğu yaşatmak” yaklaşımı, Senato’nun bugün kurduğu deneyim dilini güçlü biçimde hissettiriyor.




















