Masada Değil, Zeminde Başlayan Başarı

Desert Group Yönetim Kurulu Başkanı Yücel Özalp, yeme-içme sektörüne yatırımcı gözüyle bakarak lokasyon, sabır ve sürdürülebilirlik odağında kalıcı projeler yaratmanın ipuçlarını paylaşıyor.

Okra

Desert Group Yönetim Kurulu Başkanı Yücel Özalp, yeme-içme sektörüne yalnızca bir işletmeci refleksiyle değil, uzun vadeli bir yatırımcı disipliniyle yaklaşan isimlerden biri. 1991 yılında turizmin farklı alanlarında başlayan profesyonel yolculuğunu 2002’de Desert Group çatısı altında bir vizyona dönüştüren Özalp, bugün İstanbul’un gastronomi hafızasında iz bırakan pek çok markanın arkasındaki stratejik aklın sahibi.

Pandeli

“Desert Group’un hikâyesi, yıllar içinde biriken turizm deneyiminin yeme-içmeye duyulan gerçek bir ilgiyle birleşmesiyle başladı” diyen Özalp, ilk markaları Niş’ten bugüne uzanan süreci, her zaman lokasyon ve bağlam odağında ele aldıklarını vurguluyor. Ona göre yatırım kararlarının merkezinde değişmeyen tek unsur var: “Lokasyon. Hatta çoğu zaman üç kelimeyle özetlenebilir: lokasyon, lokasyon, lokasyon.”

Tere

Topaz, Firuze, Monkey, Pandeli, Okra, Upperist ve Tere gibi birbirinden farklı kimliklere sahip markalar, Desert Group’un tek tip bir büyüme anlayışından özellikle kaçındığını gösteriyor. “Her markayı kendi bağlamı içinde ele alıyoruz. Mekânın karakteri ve bulunduğu lokasyon neyi gerektiriyorsa onu merkeze alıyoruz” diyen Özalp, bu yaklaşımın grubun uzun soluklu olmasının temel nedeni olduğunu söylüyor.

Özellikle Pandeli’nin 2019 yılında grup bünyesine katılması, Özalp için yalnızca bir yatırım değil, kültürel bir sorumluluk. “125 yıllık bir gastronomi mirasını devralmak, İstanbul’un mutfak hafızasına sahip çıkmak demek” sözleriyle bu yaklaşımı özetliyor. Aynı hassasiyet, Topaz gibi yıllar içinde kendini yenileyerek ayakta kalan projelerde de kendini gösteriyor.

Özalp’e göre ikonik restoranlar yaratmak baştan belirlenen bir hedef değil; doğru okuma ve sabırlı bir sürecin doğal sonucu. “Doğru yerde, doğru zamanda doğru işi yapmak kalıcılığı getiriyor” derken, yatırımcı refleksinin kısa vadeli kazançtan çok sürdürülebilirliğe odaklanması gerektiğinin altını çiziyor.

Desert Group’un gelecek planlarında yeni yatırımlardan çok mevcut markaların değerini büyütmek öne çıkıyor. Yücel Özalp bu yaklaşımı şu sözlerle ifade ediyor: “Servis, yemek kalitesi ve misafir deneyimi gibi temel unsurları sürekli geliştirmeye odaklanıyoruz. Elimizdeki markaların kendi alanlarında daha güçlü, daha tutarlı ve uzun vadede daha kalıcı olmalarını sağlamak istiyoruz.”

Sosyal Medya'da Paylaşın