Gina Executive Chef’i Sadi Dursun, İtalyan mutfağının teknik altyapısını ve ürün odaklı yaklaşımını, Türkiye’nin mevsimsel ve nitelikli malzemeleriyle buluşturuyor. Ortaya çıkan mutfak dili; sürdürülebilir, tutarlı ve zamana yayılan bir anlayışı temsil ediyor.
Sadi Dursun’un Gina mutfağındaki yaklaşımı, tariflerin ötesinde bir mutfak disiplini üzerine kurulu. Gina’ya katılmadan önce edindiği farklı mutfak deneyimleri, ona lezzeti yalnızca teknik değil; ürün bilgisi, ekip uyumu ve sürdürülebilirlik çerçevesinde ele almayı öğretmiş. Bu birikim de Gina’nın estetik ve yenilikçi atmosferiyle birleştiğinde mutfakta net ve tutarlı bir vizyon ortaya çıkıyor.

Gina menüsünde İtalyan mutfağı özüne sadık kalınarak ele alınıyor. Amaç İtalyan mutfağının temel tekniklerini ve yapısını, Türkiye’nin güçlü yerel ürünleriyle doğal bir denge içinde sunmak. Bu süreçte mevsimsellik belirleyici bir rol oynuyor. Menü, dönemsel ürünlere göre şekillenirken, danışman şef Maurizio Morelli’nin geleneksel İtalyan mutfağına hâkimiyeti reçetelerin omurgasını oluşturuyor.

Dursun, menüdeki el yapımı makarnalar ve risottoların favorileri arasında olmasının nedenini “Çünkü bu tabaklar mutfağın karakterini en net yansıtan reçeteler” diyerek açıklıyor ve şöyle devam ediyor: “Misafirlerden ve ekipten en çok övgü alan lezzetler ise imza makarnalarımız ve uzun süre emek isteyen soslarla hazırlanan ana yemekler.”

Gina’nın Gault&Millau Türkiye Rehberi’nde yer alması, bu yaklaşımın mutfakla sınırlı kalmadığını gösteriyor. Nitekim Dursun da “Gina’nın Gault&Millau Türkiye Rehberi’nde yer alması bizim için büyük bir gurur. Bu, sadece bir restoranın değil; mutfaktan servise, servisten yerel üreticilerimize uzanan tüm emeğin ortak başarısının bir yansıması. Aynı zamanda doğru bir mutfak dili kurduğumuzu ve istikrarlı bir şekilde ilerlediğimizi görmek açısından da önemli bir motivasyon kaynağı” diyor.

Önümüzdeki dönemde Gina mutfağında, mevsimselliği daha görünür kılan küçük ama etkili dokunuşlar planlanıyor. Yerel üreticilerle kurulan bağları güçlendirmek ve bazı klasik tabakları güncel bir bakışla yeniden ele almak, mutfağın gelişim hattını oluşturuyor.




















