Gastromasa 2025’te sahne alacak Michele Lazzarini, doğayla kurduğu derin bağın ve dağ kültürünün mutfak felsefesini nasıl şekillendirdiğini paylaşacak; sürdürülebilirlik, mevsimsellik ve Alplerin mirasını çağdaş fine dining ile buluşturacak.
Kariyerinde dönüm noktası, dokuz yıl boyunca Norbert Niederkofler ile çalıştığı ve sonunda üç Michelin yıldızlı restoranın şefi olduğu St. Hubertus oldu. Burada “Cook the Mountain” felsefesinin bir elçisi haline geldi.
Michele Lazzarini Kimdir?
1991 yılında Bergamo’nun dağ köylerinden Gandellino’da doğan Michele Lazzarini, mutfakla ilk bağını küçük yaşlarda kurdu. Annesi bir trattoria’da aşçıydı ve Michele her pazar günü büyükleriyle birlikte dağlarda yabani otlar ve mantarlar toplar, onlarla birlikte yemekler pişirirdi. Bu deneyimler, Bergamo mutfağının geleneksel tatlarına dayanan özgün lezzetlere olan tutkusunun temelini attı.
Clusone Otelcilik Enstitüsü’ndeki eğitimini tamamladıktan sonra çeşitli yerlerde deneyim kazandı. Ancak kariyerinin dönüm noktası, St. Hubertus’ta oldu. Burada Norbert Niederkofler ile tanıştı ve “Cook the Mountain” felsefesiyle tanıştı. Doğaya saygılı bu yaklaşım, aynı zamanda sürdürülebilirliği, mevsimselliği ve dağ kültürünün kutlanmasını esas alıyordu. Michele, bu felsefenin yalnızca bir öğrencisi değil, aynı zamanda bir elçisi oldu. Dokuz yıl boyunca St. Hubertus’ta çalıştı ve sonunda üç Michelin yıldızlı restoranın şefi oldu.
Restoranın sezon dışı dönemlerinde dünyanın farklı yerlerindeki saygın mutfaklarda deneyim kazanarak yalnızca teknik becerilerini geliştirmekle kalmadı, aynı zamanda kültürel çeşitlilik ve geniş bir gastronomik vizyon edindi.
Kendi topraklarına anlamlı bir katkı sunma arzusu ile Oltressenda Alta, Val Seriana’da bulunan Contrada Bricconi projesine katıldı. Çiftlik sahibi Giacomo Perletti ile birlikte yalnızca bir gastronomi hikâyesi değil, aynı zamanda kültürel bir hikâye anlatan bir restoran kurdu. Contrada Bricconi, dağların biyoçeşitliliğini kutlayan ve doğayla derin bir bağ kuran sürdürülebilir bir gastronomi merkezi haline geldi. Michele’nin mutfağı, bölgenin sunduklarına, dağların ruhuna ve çiftliğin ürünlerine dayanıyor. Her tabak, Alpler kültürünün hikâyesini anlatıyor; masada yaşayan bir deneyime dönüşüyor ve her misafirin bir parçası haline geliyor.





















