Backhaus Sadece Bir Lezzet Noktası Değil, Bir Hikâye ve Deneyim Markası

Hansel ve Gretel’den gelen ilhamla Backhaus markasını kuran Ege Duruk ile hem Bakchaus’u hem de Türkiye’de artizan bakery anlayışını konuşuyoruz.

Backhaus’un hem Yönetici Ortağı hem de Yönetim Kurulu Üyesi olan Ege Duruk, “Amacımız sadece bir marka yaratmak değil, müşterilerimize bir deneyim sunmak ve her ürünle onlara unutulmaz anlar yaşatmak. O günden bu yana, bu hayali canlı tutuyor ve Backhaus’u sadece bir lezzet noktası değil, aynı zamanda bir hikâye ve deneyim markası olarak geliştiriyoruz” diyerek markayı açıklayan Duruk, Backhaus’u kurarken en büyük ilhamlarını şöyle açıklıyor: “İşimizi sadece iyi yapmak değil, en iyisini yapmaktı.”

Backhaus’taki ürünlerin her reçetesinde kaliteyi, her lokmasında güveni hissettirmek istediklerini söyleyen Ege Bey, geleneksel tarifleri çağdaş dokunuşlarla buluşturdukları gibi, malzeme seçiminden üretim sürecine kadar hiçbir detaydan taviz vermediklerini de söylüyor.

Ekmekten kruvasana, ekşi mayalı ürünlerden yaş pastalara kadar geniş bir ürün skalasına sahip olan Backhaus, farklı beslenme alışkanlıklarını benimsemiş kullanıcıları da düşünüyor: “Glutensiz ürün kategorimizde 20 farklı çeşit sunuyoruz. Amacımız yalnızca alternatif ürünler hazırlamak değil; aynı zamanda bu hassasiyete sahip bireylerin sağlıklı, güvenilir ve lezzetli seçeneklere kolayca ulaşmasını sağlamak” diyen Duruk, kahve zincirleri ve özel müşterilerle yaptıkları iş birliklerinden de bahsediyor: “Biz Backhaus olarak, artizan üretici kimliğimiz sayesinde endüstriyel üreticilerden farklı olarak, müşterilerimizin hayal ettiği özgün ve özel ürünleri üretiyoruz. Böylece kahve zincirleri, raflarında benzersiz ürünlerle farklılaşabiliyor. Glutensiz ürünlerimiz, kruvasanlarımız, sandviçlerimiz ve Türk kahvaltılık gruplarımız bu farklılaşmanın temelini oluşturuyor.” Özel müşteri alanında da Türkiye’nin önde gelen zincir marketleri, akaryakıt zincirleri, kahve zincirleri, online sipariş ve teslimat platformları ile iş birlikleri yaparak network’lerini genişlettiklerine değiniyor.

160’tan fazla HoReCa müşterileri olduğunu da belirten Ege Bey, İstanbul’da 5 yıldızlı otellerden premium catering firmalarına, havayolu şirketlerinden kafelere kadar 15 yılı aşkın süredir tercih edildiklerini anlatıyor. Buralara her sabah taze ve artizan lezzetler ulaştırdıklarını söyleyen Duruk, “Ürünlerimiz fabrikamızdan çıkarken tek bir hedefimiz var: her gün aynı güveni, aynı lezzeti sunmak. Çünkü biliyoruz ki, HoReCa müşterilerimizin misafirlerine yaşattığı deneyimin bir parçasıyız. Ve bu sorumluluğu büyük bir özenle taşıyoruz.”

Türkiye’de artizan bakery pazarının geleceği ile ilgili görüşünü de paylaşan Ege Bey, “Türkiye ekmek, pasta, unlu mamuller pazarının büyüklüğü, 2024 yılı verilerine göre yaklaşık 6,8 milyar ABD doları düzeyine çıkmıştır. Bu piyasanın, 2025–2033 yılları arasında yıllık bileşik büyüme oranı yaklaşık yüzde 12,7 olarak bekleniyor” diyor ve önümüzdeki 5 ila 8 yıl içinde artizan bakery ürünleri Türkiye’de bakery pazarının özel ürünler segmentinde payını önemli ölçüde artıracağından bahsediyor: “Eğer pazar genele yüzde 12,7 büyüme gösterecekse, artizan segmentin daha yüksek – belki yüzde 15-20 arası – büyüme oranlarıyla ilerlemesi muhtemel görünüyor.”

Sosyal Medya'da Paylaşın