ETÜDER (Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Melih Şahinöz geçtiğimiz yıldan başlayarak Ev Dışı Tüketim (EDT) sektörünü değerlendirdi. EDT sektöründe büyüme konusuna da değinen Şahinöz ayrıca EDT sektöründe yeni trendler konusunda da görüşlerini paylaştı. Şahinöz, Güvenilir Gıda Sertifikası Projesi ile ilgili düşüncelerini dile getirerek gelecek dönemden beklentilerini de ifade etti.
EDT 2024 Yılı
2024 yılının ekonomik açıdan ülkemiz ve dünyada sınırları oldukça zorlayan ancak önemli değişim ve dönüşümlere tanıklık ettiğimiz bir yıl olduğunu söyleyerek sözlerine başlayan ETÜDER Yönetim Kurulu Başkanı Melih Şahinöz, yaşanan bu değişim ve dönüşümlerin yarattığı etkilere rağmen 2024’ün Ev Dışı Tüketim (EDT) sektörü bakımından pozitif gelişmeler ile geçtiğini belirtti. Şahinöz sözlerini şöyle sürdürdü: “EDT tedarikçileri olarak brüt karlarımızın düşmesi ve giderlerimizde kontrol edemediğimiz artışlar ile finansal dayanıklılığımızı test eden bir yıl geçirdik. Böyle dönemlerde pozisyonlarını koruyan kurumların sonraki yıllarda çok hızlı büyüme fırsatları yakaladığını artık hepimiz iyi biliyoruz. 2025 yılında da bu strateji ile yol almamızın faydalı olacağını düşünüyorum.”
EDT Sektöründe Büyüme
EDT sektörünün 2024 yılında otel, restoran ve yemek sanayi sektörünün iyi performansı ile 15% civarında büyüyerek 20 milyar dolar seviyesine geldiği bilgisini veren Şahinöz, bu büyümede turizm sektörünün iyi bir yıl geçirmesinin önemli etki yaptığına inandığını söyledi ve 2025 yılında bu performansın devam edeceğini umduğunu belirtti.
EDT Sektöründe Yeni Trendler
EDT sektöründe yeni trendler konusunda görüşlerini ileten Şahinöz, trendlere bakıldığında, yapılan araştırmalarda yemek kültürünün sadece tatlarla değil, aynı zamanda deneyimlerle, etik anlayışıyla ve teknolojiyle şekillendiği bir döneme işaret edildiğinin altını çizdi. Tüketicilerin yalnızca son ürünü değil, ürünün hikayesini, kaynaklarını ve geçirdiği yolculuğu daha fazla merak ettiğine dikkat çeken Şahinöz, bu minvalde 2025 yılı ve ilerleyen dönemlerde toplum nüfusunun %30’unu oluşturan Z kuşağının eğilimleri ve isteklerinin EDT kanalını da önemli ölçüde şekillendireceğinin görüldüğünü söyledi. Bitki bazlı ürünlerin, yerel ürünlerin, yemeğe hazır porsiyonluk ürünlerin, dondurulmuş / yarı pişmiş mamullerin, tek porsiyonluk formatların daha talep edilir hale geldiğini anlatan Şahinöz, kendilerinin de bu geniş yelpazeye sahip sektörün tedarikçileri olarak değişen talepleri karşılamak için çalıştıklarını sözlerine ekledi.
Güvenilir Gıda Sertifikası Projesi
Güvenilir Gıda Sertifikası Projesi ile ilgili düşüncelerini paylaşan Şahinöz şöyle konuştu: “Her geçen yıl sürdürebilir ve güvenli gıdanın önemi daha da artıyor. Tüm dünyada bu konunun altı 2024 yılında bir kere daha çizilmiş oldu. Pandemi döneminde başlattığımız Güvenilir Gıda Sertifikasının ve bu sertifika sahipliğinin tüm paydaşlar gözünde ne kadar isabetli bir proje olduğunu görmekten kıvanç duyuyoruz. 2025 yılında üreticiler, tedarikçiler, dağıtıcılar, perakendeciler, tüketiciler olarak hepimiz, gönüllülük esaslı bu projeye sahip çıkarak, gıdanın a’dan z’ye yolcuğunu izleyecek bu sistemi hayata geçirmeyi umuyoruz. Restoran ve otel zincirleri ile pilot çalışmalarımız devam ediyor.”
Gelecek Dönemden Beklentiler
Önümüzdeki dönemle ilgili beklentilerini anlatan Şahinöz şöyle konuştu: “Sektör olarak küresel pazarlarda rekabetçi olabilmek için, kesintisiz olarak teknolojiye, verimliliğe ve kaliteye yatırım yapmamız gerektiğine inanıyorum. Enflasyonla mücadele açısından 2025 yılını da kritik bir dönem olarak görüyorum. Her sektör ve birey gibi biz de bu mücadelede belirli fedakârlıklar yapıyoruz. EDT ve gıda sektörünün sürdürülebilirliğinin, ülkemizin geleceği ve halkımızın refahı açısından taşıdığı hayati önemi her fırsatta vurguluyoruz.”
“Ülkemiz gelişiminin ve vatandaşlarımızın refahının artışının, üretimi ve verimliliği artırmaktan geçtiğinin bilincindeyiz” diyen Şahinöz sözlerini şöyle noktaladı: “Bu bağlamda ETÜDER üyeleri olarak yapay zekâ ve teknolojik gelişmeleri takip ederek sektörümüzü daha verimli ve global rekabete dayanıklı hale getirmeyi hedefliyoruz. Tüm kurumlar ve paydaş STK’lar ile iş birliğini arttırarak ülkemizin gelişmiş dünya ekonomileri arasında hak ettiği konuma ulaşması için çalışmaya devam ediyoruz.”




















