Türkiye’nin ilk Michelin Yıldızlı Japon omakase restoranı Sankai by Nagaya, sonbaharın deniz ve toprakla buluşan zengin dokularını yansıttığı iki özel tadım menüsüyle mevsimin zarafetini sofralara taşıyor.
İstanbul Boğazı’nın büyüleyici manzarasına karşı konumlanan Sankai by Nagaya, Japon mutfağının rafine sadeliğini sonbaharın derin lezzetleriyle buluşturuyor. Michelin yıldızlı şef Yoshizumi Nagaya ve Hiroko Shibata’nın imzasını taşıyan iki farklı omakase tadım menüsü, mevsimsel malzemelerin doğasına sadık kalarak hazırlanıyor. Her bir detay, Japon gastronomisinin özünü oluşturan zarafet, uyum ve denge ilkeleriyle kurgulanıyor.
Malzemenin Ruhunu Yansıtan Menü: Nagaya Signature
Sekiz aşamadan oluşan Nagaya Signature Sonbahar Tadım Menüsü, toprak ve denizin hikâyesini aynı tabakta buluşturuyor.
Geleneksel kaiseki tekniklerinin modern dokunuşlarla harmanlandığı menüde; beyaz balık kobujime, wasabi köpüğü eşliğinde ızgara yılan balığı, Kyoto usulü siyah morina saikyo-yaki gibi zarif tatlar öne çıkıyor.
Menünün dikkat çekici duraklarından biri de hassun tabağı — Japon mutfağında mevsimin ruhunu temsil eden özel bir sunum. Sankai’nin yorumuyla yeniden şekillenen bu tabak, toprak ve deniz dokularının zarif dengesini yansıtıyor.
Her tabak, şeflerin malzemeye duyduğu saygıyı, doğallığı ön plana çıkaran bir anlatım diliyle ifade ediyor.
Yalınlık ve Zarafetle Kurgulanan Sankai Sushi Tadım Menüsü
Şef Nagaya ve Shibata’nın ustalıkla tasarladığı sekiz aşamalı Sushi Tadım Menüsü, Japon sadeliğini İstanbul’un çağdaş gastronomi sahnesine taşıyor.
Menü, nori donut’tan somon havyarlı tart’a, sashimi’den chawan mushi’ye uzanan rafine başlangıçlarla açılıyor. Ardından gelen makizushi ve sushi seçkisi, günlük olarak yerel denizlerden temin edilen taptaze balıklarla hazırlanıyor.
Menünün finalinde ise Japon estetiğini yansıtan zarif bir tatlı seremonisi yer alıyor: armut soslu beyaz çikolatalı mus ve kestane yaprağı cipsi, omakase deneyimini yumuşak, dengeli ve şiirsel bir sonla tamamlıyor.
Japon Mevsimselliğine Modern Bir Bakış
Michelin yıldızlı şeflerin elinden çıkan bu özel menüler, Japon mutfağının mevsimsellik felsefesini modern bir estetikle yeniden yorumluyor.
Her tabak, özgün kokteyl eşleşmeleriyle tamamlanarak deneyimi çok boyutlu bir gastronomi yolculuğuna dönüştürüyor.
Mahmut Anlar önderliğinde Geo-ID tarafından tasarlanan mekân, Bebek Otel’in ikinci katında, 24 kişilik özel oturma düzeniyle hem mekânsal hem duyusal bir deneyim sunuyor. Boğaz’ın büyüleyici atmosferi eşliğinde sunulan bu omakase yolculuğu, Japon zarafetini İstanbul’un sonbahar ruhuyla buluşturuyor.





















