Şef, sağlık koçu ve lifestyle içerik üreticisi İdil Yazar, 10 Aralık’ta Sabancı Üniversite’nde “Güç Veren Lezzetler” başlıklı bir seminer verdi.
10 yılı aşkındır ürettiği gastronomi, wellness içeriklerinin yanı sıra televizyon programları ve yemek kitaplarıyla da tanınan Yazar, seminerde gastronomi alanındaki kariyer yolculuğundan bahsetti. Ayrıca bütünsel sağlık ve mutfak ilişkisine de değindi ve katılımcıların soruların yanıtladı. Seminerin ardındansa Yönetim Bilimleri Fakültesi Executive Suites’te ‘Çikolata’ isimli kitabını imzaladı.
Öte yandan, Tuzla Kampüsü Ana Yemekhane’de sunulan günün menüsünü de Yazar belirledi. belirleyen Yazar; lezzetli ve besleyici tariflerini Sabancı Üniversitesi mensuplarıyla buluşturdu. “Hayatta genel olarak iyi ve güçlü hissedebilmek için dengede tutulması gereken yedi alan var” diyen Yazar, “Bu yedi alan; beden sağlığımız, zihinsel ve duygusal sağlığımız, aile ve bağ kurduğumuz insanlarla ilişkimiz, kariyerimiz ve üretkenlik hissimiz, finansal güvenliğimiz, çevremiz-yaşam alanımız ve spiritüellik ya da öz farkındalıktır. Bu yedi alana aynı anda odaklanmak yerine, her ay birini odak merkezi haline getirerek diğerlerini de ihmal etmeden kademe kademe yükseltmeyi deniyorum” diye konuştu.
Güne başlarken 3×3 metodu
Günlük yaşamda kişinin zihnine yön vermesini ve hedeflerini belirlemesini sağlayan 2 dakikalık pratik bir egzersiz yöntemi de paylaşan Yazar, güne başlarken uyguladığı 3×3 metodunu şöyle anlattı: “Her gün kendinize üç niyet, üç hedef ve üç minnet belirleyebilirsiniz. Örneğin o günkü üç niyetinizden biri ‘kalpten konuşmak’ olabilir. Üç hedefte ise ertelediğiniz zor bir konuşmayı yapmak, bir işinizi tamamlamayı hedef koyabilirsiniz. Daha sonra sizi mutlu eden üç şeyi düşünerek minnet duygusunu hissedebilirsiniz. Zihninize yön verecek 2 dakikalık bu egzersiz sonunda düşüncelerinizi not alabilirsiniz.”
Babaannelerimizin beslenme yaklaşımı
Sağlıklı beslenmeyi; temiz protein kaynakları, sağlıklı yağlar, yerel ürünler, mevsiminde tüketilen organik sebze-meyveler ve glisemik indeksi düşük karbonhidratların bir bütünü olarak gördüğünü ifade eden Yazar, “Aslında çok şanslıyız; anneannelerimizin, babaannelerimizin beslenme biçimine baktığımızda sağlıklı beslenmenin ne olduğunu anlayabiliriz” dedi.
“Yemek yedikten sonra uyku ve yorgunluk hissediyorsanız, yanlış besleniyorsunuz demektir” diyen Yazar sözlerine şöyle devam etti: “Çünkü biz enerji almak için besleniriz ve yemek sonrası kendimizi zinde hissetmemiz gerekir. Eğer uykunuz geliyorsa, sofranızdaki bir şey size iyi gelmiyor ya da fazla miktarda tüketiyorsunuz demektir. Günde 20-25 dakikalık bir yürüyüşün antidepresan etkisi yaptığı araştırmalarla gösteriliyor. Sirkadiyen ritme dikkat etmek, erken yatıp erken kalkmak önemlidir çünkü bu ritim; modumuzu, enerji ve hormonlarımızı etkiler. Son dönemde stres hormonu kortizole yönelik beslenme ön planda… Stres seviyeleri yükseldiğinde vücut daha çok magnezyum tükettiği için, stresli dönemlerde magnezyum içeren koyu yapraklı yeşillikler, kakao ve avokado gibi besinlere yönelebiliriz. Sabahları boş mideye kahve içmemek de çok önemlidir çünkü açken kahve içmek kortizol oranını yüzde 40 oranında yükseltir. Kahveden önce çay veya su içmek, ya da kahveyle beraber bir şeyler yemek daha iyidir.”





















