34 yıllık mutfak deneyimi ve 16 yıllık Nobu geçmişiyle Head Şef Michael De Jesus, Nobu Istanbul’da hem geleneğe sadık hem de yerelle güçlü bir mutfak dili kuruyor.
Nobu’nun İstanbul’daki mutfağında yeni bir sayfa açılıyor. Global Nobu ailesinin deneyimli isimlerinden Michael De Jesus, Nobu Istanbul’un yeni Head Şefi olarak göreve başladı. Kendini “dünyayı lezzetler aracılığıyla keşfeden bir ada çocuğu” olarak tanımlayan De Jesus, mutfakta disiplinli, iş dışında ise sakin ve dengeli bir karaktere sahip.

Nobu’nun küresel mutfak mirasını İstanbul’a taşımak, Şef Michael için büyük bir sorumluluk olduğu kadar güçlü bir ilham kaynağı. “Dünyanın dört bir yanındaki Nobu restoranlarında geliştirilen özel tabakları İstanbul’daki misafirlerle buluşturmak istiyorum” derken, yerel ve mevsimsel ürünlere verdiği önemi özellikle vurguluyor. “Mümkün olduğunca yerel, taze ve mevsiminde malzemelerle çalışmak benim için vazgeçilmez.”

Nobu mutfağının net bir karakteri ve güçlü bir lezzet profili olduğunu hatırlatan şef, bu çizgi korunabildiği sürece yaratıcılığın önünde gerçek bir sınır olmadığını düşünüyor. Kendi mutfak anlayışını ise oldukça yalın bir cümleyle özetliyor: “Her zaman kalbimle ve tutkuyla yemek yaparım. Ortaya çıkan her tabak, benim bir yansımamdır.”
Filipin kökenli şefin mutfak hafızasında ev yemeklerinin ayrı bir yeri var. “Ev yemeğinin dünyada bir benzeri yok” diyor. “Çocukluğumdan kalan tatlar, bugün hâlâ beni en derin duygularımla besliyor. Kendi mutfağımda da bu duyguyu misafire geçirebilmek istiyorum.”

Nobu Istanbul’un mevcut menüsü, markanın ikonik imza tabaklarının yanı sıra farklı Nobu destinasyonlarından gelen modern yorumları da içeriyor. Sushi barın öne çıkanları arasında Salmon New Style ve Scallop Tiradito yer alırken, Jaspor Binchotan kömürlü fırında pişirilen Umami Sea Bass ve Aji Amarillo Anticucho şefin özellikle altını çizdiği lezzetler arasında.
Türkiye’de çalışmanın kendisi için ilham verici olduğunu söyleyen De Jesus, Akdeniz levreğini “taptaze, tatlı ve yumuşak” olarak tanımlıyor. Siyah trüf ise onu en çok şaşırtan yerel ürünlerden biri. 2026 sezonu içinse henüz kesinleşmiş tabaklar olmasa da umutlu: “İstanbul’u ve mutfak kültürünü daha derin tanıdıkça, yeni imza tabaklar kendiliğinden ortaya çıkacak.”
İstanbul gastronomisini “büyüleyici” olarak tanımlayan şefin hedefi net: İşe gelmeyi seven, üretmekten keyif alan bir ekip kurmak ve Nobu Istanbul’u zamanla sadece şehirde değil, dünyada da en iyi restoranlar arasında anılan bir adres haline getirmek.




















