2019’da ödüllü restoranı Fäviken’i kapatıp gastronomi sahnesinden çekilen İsveçli şef Magnus Nilsson, uzun bir aradan sonra sektöre yeni projesiyle dönüş yaptı. Nilsson, İsveç’in güneyindeki sahil kasabası Båstad’da hayat bulan Furuhem ile samimi ve misafirperver bir vizyon ortaya koyuyor.
İsveçli şef Magnus Nilsson, yeni projesi Furuhem ile gastronomi sektörüne dönüş yaptı.
Eski bir yatılı ev ekonomisi okulu binasının aslına sadık kalınarak dönüştürülmesiyle kurulan Furuhem; bir restoran, fırın ve butik otel (pensionat) konseptini tek bir çatı altında birleştiriyor. Geçtiğimiz sonbaharda mutfağıyla kapılarını aralamaya başlayan mekân, bu bahar itibarıyla otel odalarını da misafirlerine açarak tam kapasiteyle hizmet vermeye başladı.

Samimi ve Sıradan Bir İskandinav Misafirperverliği
Yeni projesini anlatırken fine dining dünyasının üzerindeki ağır baskıdan tamamen uzaklaştığının altını çizen Magnus Nilsson, Fäviken dönemindeki ultra rafine ve deneysel mutfak anlayışının aksine Furuhem’de gösterişten uzak, samimi ve sıradan bir İskandinav misafirperverliğine odaklandığını ifade etti.
Magnus Nilsson;
“Furuhem; kusursuz bir otelcilik deneyiminin yanında, mükemmel derecede samimi ve sıradan bir restoran ile fırından oluşuyor. Burada daha azı ya da daha fazlası yok” şeklinde konuştu.

Sabahın İlk Işıklarından Gece Yarısına Gastronomi Deneyimi
Furuhem’in mutfak operasyonu günün çok erken saatlerinde, fırından yükselen taze tarçınlı çöreklerin (cinnamon buns) kokusuyla başlıyor ve kahvaltı servisiyle devam ediyor. Gün boyu açık olan 60 kuverlik restoran; kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeğinde “tarladan masaya” (farm-to-table) felsefesiyle hareket ediyor. Menünün merkezinde, restoranın hemen yakınındaki meyve bahçelerinden, yerel üreticilerden ve bostanlardan gelen mevsimsel malzemeler yer alıyor.
Nillson’ın yeni girişimi, lüks gastronomi sahnesinden çekilip yerel ve özgün yeme-içme konseptine dönüş akımının global çapta önemli bir sembolü olarak görülüyor.





















