Levent Veziroğlu, Türkiye’nin gastronomi yatırımlarında yeni bir dönemi başlatan Terminal Kadıköy’ü; veri, vizyon ve sürdürülebilirlik üzerine kurulu bir dönüşüm projesi olarak tanımlıyor.
Gastronomi dünyasına adım atma motivasyonunu anlatırken Levent Veziroğlu’nun cümlelerinde çocukluk yıllarından gelen derin bir gözlem yeteneği hissediliyor. “Beni gastronomi sektörüne çeken ilk şey ‘yemeğin kendisi’nden çok, misafir ağırlama kültürü oldu” diyor ve ekliyor: “Bir restoran ya da otel sadece yemek veya oda satmıyor; duygu, deneyim ve aidiyet satıyor.” Bu yaklaşım, onun Türkiye’de gastronomi yatırımlarının profesyonelleşmesi gerektiğini erken fark etmesine ve kariyerini bu doğrultuda şekillendirmesine neden olmuş. Doğuş Grubu’nda Ferit Şahenk’in vizyonuyla kurulan D.ream de bu farkındalığın somut bir sonucu.

Bugün ise Veziroğlu, Hospitelligent ile sektörün uzun yıllardır ihtiyacını duyduğu birleşik bir modeli hayata geçirmiş durumda. Ona göre pek çok marka tutkuyla kuruluyor ancak “Finansal okuryazarlık zayıf, operasyonel verimlilik dağınık ve veri toplanmıyor.” Hospitelligent tam da bu boşluğu doldurarak yatırım, operasyon, strateji ve veri zekâsını tek çatı altında buluşturuyor.

Bu yaklaşımın en görünür yansımalarından biri ise hiç şüphesiz Akfen Terminal Kadıköy. Veziroğlu bu projeyi anlatırken özellikle vizyonun büyüklüğüne dikkat çekiyor: “Terminal Kadıköy’de gastronomi sektöründe son yıllarda yapılan en kapsamlı ve yenilikçi projelerden birini hayata geçiriyoruz. Bu yapının başarısında Sayın Hamdi Akın ve Pelin Akın’ın vizyon ve kararlılıkları çok büyük rol oynadı.”
Bir markaya yatırım yaparken önce hikâyeyi, DNA’yı ve vaat edilen duyguyu incelediklerini belirten Veziroğlu, “Hikâyesi olmayan marka, misafirin zihninde kalıcı olmuyor” diyor. Terminal Kadıköy özelinde ise bunun çok daha büyük bir anlam taşıdığına dikkat çekiyor. Çünkü bu projede yalnızca tekil markalar değil; uzun vadede İstanbul’a, Türkiye’ye ve bölgeye hizmet edecek çok katmanlı bir gastronomi merkezi tasarlanıyor. “Burada bakışımız bugünün kârlılığından çok yarının potansiyeline.” diye ekliyor.

Türkiye’nin yerel ürün çeşitliliğini “dünyada eşi az bulunan stratejik bir güç” olarak tanımlayan Veziroğlu, Terminal Kadıköy’de yerel üreticiyle çalışan, mevsimselliği benimseyen ve sürdürülebilirliği trend değil iş modeli gören markaların tercih edildiğini söylüyor: “Sürdürülebilirlik maliyet artıran bir yük değil; doğru kurgulandığında marka değerini yükselten bir avantaj.” Bu yaklaşım ile Terminal Kadıköy’ü sadece bir gastronomi merkezi değil, aynı zamanda sektör için uzun soluklu bir değer üretim alanı haline getirdiğini vurguluyor.





















