New York ve Londra’daki after work kültüründen ilham alarak Kuruçeşme’de kapılarını açan Goose No.25, sadece bir bar değil; özgün kokteyller, paylaşmalık lezzetler, iyi müzik ve mimarisiyle bütünsel bir deneyim sunan “cool” bir buluşma noktası.
New York ve Londra gibi metropollerdeki “after work” mekanlarından yola çıkarak, “Neden İstanbul’da da böyle bir mekan olmasın” diye düşünen Serhan Akıncı, ortağı Umut Duygu ile İstanbul’un seçkin noktalarından biri olan Kuruçeşme’de 6 yıl önce Goose No.25 ile bu hayali gerçekleştirdiler.

Bir mekanın mottosu ve figürü olması gerektiğine inanan Serhan Bey, Goose No.25’in isim hikayesine şöyle değiniyor: “Kazı seçmemizdeki neden hem karakteri hem de göç mevsimindeki yolculuğu oldu. Kazlar sürü halinde uçar. Içlerinden birine bir şey olursa, o iyileşene kadar mutlaka yanında başka bir kaz kalır. Bizim çok iyi bir ekip olduğumuzun simgesi aslında. Goose’a girdiğinizde mimarisiyle kapıdan bahçeye kadar kazların Avrupa’dan Marakeş’e kadar geçtiği iklim yolculuğunu yaşayabilirsiniz. No:25 ise kapı numaramız ve Kuruçeşme’nin yani mahallemizin lokal barı olduğumuzun bir vurgusu.”
Goose No.25’in konseptini “Ödüllü kokteyllerle, özel tekniklerle hazırlanmış, paylaşımlık lezzetlerin iyi müzikle birleştiği yer” olarak tanımlıyor, “Bizi ayıran en büyük özellik bu tecrübeyi, harika bir takımla misafirlerimize sunmamız. Tek bir kelime ile ‘cool’ diye tanımlayabiliriz” ifadelerini kullanıyor Akıncı.
Amiral Gemilerine Dikkat

Atmosferiyle dekorasyonuyla olsun kokteylleriyle de konuklarını etkisi altında bırakan Goose No.25’in öne çıkan lezzetleri arasında Angel Wing, Luz Verde ve Sichuan White olduğunu anlatan Serhan Bey, bu üç kokteylin ilk günden beri amiral gemileri olduklarından bahsediyor ve özellikle bu üçlünün mutlaka denenmesi gerektiğinin altını çiziyor. Yiyecek kısmında ise ilk günden beri konukların favorisi olan gofret patates, ördek sarma ve zencefilli etli mantının kesinlikle Goose No.25’te denenecek liste içine alınmasını söylüyor.
Goose No.25 aynı zamanda dünyaca ünlü birçok barmeni de getirerek unutulmaz pop-up’lara imza atıyor. Bu programların sürekli olarak devam edeceğini söyleyen Akıncı, “Başka şeflerin ve barmenlerin yorumlarını dünyanın ve şehrin farklı yerlerinden misafir ederek, konuklarımızla buluşturuyoruz. Her zaman memnuniyet içeren geri dönüşler aldığımız bu deneyimleri sunmaya devam edeceğiz. Sektörel anlamda, kendi içimizde de çok iyi iş birlikleri oluyor” diyor.





















