Amerika’daki diner kültürünü İstanbul’a getiren House of B, bir restorandan da öte; Kurucu Ortak Anıl Acar’ın tabiriyle “enerjisi yüksek, samimi bir sosyal alan.”
Amerika’daki diner kültürünü Türkiye’nin damak zevkine uyarlayarak Street food anlayışına farklı bir yaklaşım getiren House of B, markanın kurucu ortağı Anıl Acar tarafından “bir hayalden doğdu” diyerek anlatıyor. Acar, “İyi yemeğin sadece karın doyurmak değil, keyifli bir deneyim olması gerektiğine inanıyorduk” diyor ve markadaki ‘B’ harfinden bahsediyor: “Hem burger’i hem best, bold ve brother kelimelerini temsil ediyor. Yani House of B iyi yemeğin cesur ve özgün bir şekilde sunulduğu ve paylaşıldığı bir ev anlamına geliyor.”
Konukların en çok rağbet ettikleri House of B yemeklerini sorduğumuzda Anıl Bey tekte yanıt veriyor: “The Smash B’. Son üç yıldır menülerinde bulunan bu lezzetin içeriğine de değiniyor: “İnce ezilmiş köftenin karamelize yüzeyi, taze brioche ekmeğiyle birleşince ortaya gerçekten bağımlılık yapan bir lezzet çıkıyor.” Bununla birlikte her masada kesinlikle tatlı patatesin olduğunu söyleyen Acar, kendi favorisini de söylüyor: “Benim kişisel favorim ise Buffalo Wings, orijinal Amerika’dan gelen sosuyla Amerikan diner tarzımızı en iyi şekilde temsil ediyor.”House of B’nin bir restorandan ziyade “enerjisi yüksek, samimi bir sosyal alan” diye tanımlayan Anıl Bey, “İnsanlar buraya sadece yemek yemek için değil, günün temposundan kopup biraz nefes almak için geliyor.
Tasarımdan müziğe kadar her şey bu kadar rahat ama özenli atmosferi destekliyor” ifadelerini kullanıyor.

House of B her ne kadar burgerleriyle öne çıksa da bunların arka planında dikkat çeken kahvaltılar ve kokteyller de mevcut. Sürekli bir Ar-Ge çalışması içinde olduklarından bahseden House of B Kurucu Ortağı Anıl Acar, her dönem yeni bir şeyler denediklerini anlatıyor: “Kahvaltı ve kokteyller, House of B’nin günün her saati yaşayan bir yer olmasını sağlıyor. Mutfak ekibimiz ve bar ekibimiz birlikte çalışıyor. Örneğin kahvaltıda bir sos, bazen bir kokteylin ilhamı olabilir. Deneysel ama kontrollü ilerliyoruz.”

Suadiye, Caddebostan ve Beşiktaş’ta şubeleri bulunan House of B’nin aynı lezzet istikrarını nasıl sürdürdüğünü sorduğumuzda, bunun tamamen sistem ve eğitim meselesi olduğunu söylüyor Acar, “Tüm ürünlerimiz üretim tesisimizde günlük ve taze olarak üretilip dondurulmadan şubelerimize dağıtılıyor” diyerek anlatmaya başlıyor. Bununla birlikte mutfak ekiplerinin de belli aralıklarla eğitimden geçtiklerini de sözlerine ekleyen Anıl Bey, asıl önemli noktanın ekipteki herkesin markayı sahiplenmesinden de geçtiğini belirtiyor.
Sosyal medyayı markanın hikayesini anlatan bir vitrin olarak gördüklerini söyleyen Acar, her paylaşımlarında House of B’nin ruhunu, enerjisini ve samimiyetini göstermek için ellerinden gelenleri yaptıklarından bahsederken insanların “orada olmalıyım” hissini yaşasın istediklerini söylüyor. Bununla birlikte yeni şubeler konusuna lafı getiriyoruz ve House of B’nin İstanbul dışındaki şehirlerde de talep gördüğünü anlatıyor: “İnsanları daha fazla bekletmemek adına çok yakında Kuşadası Setur Marina, Bursa ve Ankara’da şubelerimiz açılıyor” diyerek güzel haberi veriyor.





















