Figen Ilgaz: “Bizi Farklı Kılan; Kahveyi Deneyim Yaratmanın Bir Parçası Olarak Görmemiz”

Figen Ilgaz’a göre Starbucks’ın gerçek başarısı mağaza sayısıyla değil; insanların kendilerini ait, rahat ve iyi hissettikleri deneyimler yaratabilmesiyle ölçülüyor.

Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Gürcistan’ı kapsayan geniş bir coğrafyada faaliyet gösteren Starbucks Avrasya, 773 mağaza ve 9 bine yakın partneriyle hizmet veriyor. Ancak şirket için büyüme yalnızca yeni mağazalar açmak anlamına gelmiyor.

İnsan odaklı yaklaşımı merkeze aldıklarını belirten Figen Ilgaz, “Benim için bu rol sadece büyümeyi yönetmekten ibaret değil; her pazarda misafirlerimiz için sıcak, samimi ve güvenilir bir deneyim sunmak, partnerlerimiz için de ilham veren bir çalışma ortamı yaratmak anlamına geliyor” diyor. 2003 yılında başlayan Starbucks Türkiye yolculuğunun bugün 773 mağazaya ulaştığını hatırlatan Ilgaz, bu başarıyı rakamlardan çok misafirlerle kurulan güven ilişkisine bağlıyor. Yeni pazarlara açılırken ya da mevcut mağaza ağını geliştirirken öncelik, her lokasyonda aynı güven duygusunu yaşatırken yerel beklentileri ve kültürel dinamikleri doğru okuyabilmek oluyor.

Figen Ilgaz

Kahvenin Ötesinde Bir Buluşma Noktası

Starbucks, kahveyi bir ürün olarak değil; insanların sosyalleştiği, çalıştığı ve kendini iyi hissettiği bir yaşam deneyimi olarak görüyor. Türkiye’de değişen kahve kültürünün bu dönüşümü desteklediğini belirten Ilgaz’a göre Starbucks’ın farkı, küresel deneyimi yerel kültürle doğal biçimde buluşturabilmesi: “Bizi farklı kılan şey, kahveyi sadece bir ürün olarak değil, insanlarla bağ kurmanın ve kendilerini iyi hissedecekleri bir deneyim yaratmanın parçası olarak görmemiz.” Türk kahvesi ve Türk çayının menüye eklenmesi, mevsimsel ürünler, kişiselleştirilebilir içecekler ve dijital kanallar bu yaklaşımın önemli örnekleri arasında yer alıyor. Mağazalar ise yalnızca kahve içilen alanlar değil; buluşmaların, çalışmanın ve kısa molaların ortak adresi olarak konumlanıyor.

Geleceğe Değer Katan Bir Marka

Dijitalleşme, kapsayıcılık ve sürdürülebilirlik, Starbucks’ın gelecek vizyonunun temelini oluşturuyor. Starbucks, sürdürülebilirliği iş yapış biçiminin ayrılmaz bir parçası olarak görüyor. Greener Store mağazaları, “Kendi Kupanı Getir” uygulaması, Signing Store konsepti ve gençleri destekleyen sosyal projeler bu yaklaşımı somutlaştırıyor. Kahvenin yolculuğunu çekirdekten bardağa kadar sorumlu bir değer zinciri olarak ele aldıklarını belirten Ilgaz, önümüzdeki dönemde de deneyim kalitesini, dijital çözümleri ve doğru lokasyonlarda büyümeyi önceliklendireceklerini söylüyor. Markanın felsefesini özetleyen Figen Ilgaz, sözlerini şu ifadelerle tamamlıyor: “Biz sadece mağazaları olan bir marka değiliz; gerçekten büyük bir topluluğuz. Starbucks’ı sadece bir kahve noktası değil, hayatın içinde kalbe dokunan samimi bir buluşma yeri olarak görüyorum.”

 

Sosyal Medya'da Paylaşın