Dome Group Kurucu Ortağı Doğan Sevil: Misafirlerimize sadece lezzet değil, bir hikâye sunmak bizim için çok kıymetli

İoki House of Sushi ve İoki Nau’ların arkasındaki isimlerden biri olan Dome Group Kurucu Ortağı Doğan Sevil, yeni lokasyonlara karar vermeden uzun süre o noktada vakit geçirdiğini ve yatırımlarında dikkat ettiği unsurları anlatıyor.

Dome Group Kurucu Ortağı ve İoki markalarını kuran Doğan Sevil’in hayatında gastronomi çocukluğundan beri var. Bu tutkuyu profesyonelliğe çeviren Sevil, “Dome Group’u kurarken hedefimiz, yalnızca restoran açmak değil, insanlara hatırlayacakları deneyimler yaşatacak markalar yaratmaktı. Bugün, İoki House of Sushi ve İoki Nau, bu hayalin ete kemiğe bürünmüş halleri” diyor.

İoki markalarını oluştururken akıllarında çok net bir resim olduğunu söyleyen Sevil, bunu şöyle açıklıyor: “İnsanların hem kaliteli sushi yiyebileceği hem de kendini evinde hissedebileceği bir yer.” Bu hedef, İoki House of Sushi ile daha günlük ve samimi bir buluşma noktası olurken; İoki Nau’da da sadece yemek değil, müzik, tasarım, kokteyller ve ambiyansın bir arada olduğu bir deneyim yaşatıyor.

İoki House of Sushi ve İoki Nau, Uzak Doğu ve Nikkei mutfaklarında ağırlık gösteriyor. Ama Doğan Bey’in farklı coğrafya mutfaklarıyla ilgili yeni mekânlar açma hayali de mevcut. Farklı kültürlerin sofralarına oturmayı çok sevdiğini anlatan Sevil, “Mesela Meksika’da bir sokak pazarında yediğim basit ama inanılmaz lezzetli bir taco, bana yeni bir konsept fikri verebiliyor. İleride Latin Amerika, Akdeniz ve Asya mutfaklarını harmanlayan projeler yapmak isterim” derken, amacının misafirlere dünyanın dört bir yanından tat deneyimleri yaşatmak ve bu deneyimleri bu coğrafyanın dokunuşları ile sunmak olduğunun altını çiziyor.

Yeni şubeler açarken o bölgenin enerjisinin, insanlarının ve sosyal alışkanlıklarının çok önemli olduğuna değinen Dome Group Kurucu Ortağı Doğan Sevil, “Bir yerin potansiyelini anlamak için orada günlerce vakit geçirdiğim olur. Bazen bir sabah kahvaltısında, bazen akşamüstü kahvesinde o bölgenin ruhunu hissedersiniz” ifadelerini kullanıyor ve her yeni şubede, şehrin kimliğini menüye ve dekorasyona yansıtmaya dikkat ettiklerinden de bahsediyor.

Bir yatırımcı gözüyle hem Türkiye’de hem dünya genelinde sektörle ilgili görüşlerini de anlatan Doğan Bey, “Dünya genelinde insanlar artık sadece yemek yemiyor, anı satın alıyor. Türkiye’de de bu dönüşüm hızla yaşanıyor. Genç nesil özellikle sosyal deneyimlere, mekânın hikayesine, sunumuna ve sürdürülebilirlik değerlerine önem veriyor. Biz de yatırımlarımızda bu trendleri takip ediyoruz. Yerel üreticiyle iş birliği yapmak, mevsiminde ürün kullanmak ve misafirlerimize sadece lezzet değil, bir hikâye sunmak bizim için çok kıymetli” diyerek tespitlerini ve görüşlerini sıralıyor.

Sosyal Medya'da Paylaşın