Catch’te “Lezzetin En Güçlü Hali Ürünün Kendisi”

Şef Ethem Can Sassin öncülüğünde; Ege ve Akdeniz ürünleri, Asya mutfağının teknikleriyle Catch mutfağında buluşuyor.

Allpoint Group çatısı altındaki Catch restoranının mutfak koordinasyonunu yürüten Şef Ethem Can Sassin, mutfağa yalnızca teknik bir üretim alanı olarak değil, farklı kültürlerin bir araya geldiği yaşayan bir gastronomi dili olarak bakıyor. Kariyerinin önemli bir bölümünü Dubai’de geçiren genç şef, bu sürecin mutfak vizyonunu derinden etkilediğini söylüyor: “Mutfak benim için deneyimden çok bir yaşam tarzı. Birçok mutfak kültürünü, farklı insan kültürlerini ve farklı coğrafyaları tanımama yardımcı oldu.”

Bugün mutfakta onu tanımlayan yaklaşımı ise oldukça net. Sassin’e göre iyi bir mutfağın temelinde güçlü bir değer sistemi var: “İnsana saygı, gıdaya sevgi ve mesleğine duyduğun aşk”

Hem tanıdık hem de sürpriz lezzetler

Catch mutfağında kurduğu lezzet dünyası da bu yaklaşımın doğal bir uzantısı. Şef, restoranın mutfak karakterini, “Catch mutfağını tarif ederken aklıma ilk gelen kavramlar denge, rafine tatlar, paylaşım kültürü ve global dokunuşlar oluyor” diyerek özetliyor.

Bu yaklaşımın temelinde ürünün doğallığını korumak yatıyor. Sassin, “Ürünün doğallığını koruyan ama teknik olarak zengin tabaklar yaratmak bizim için çok önemli” diyerek mutfakta kurdukları dengeyi anlatıyor. Catch menüsünde tanıdık tatlarla sürpriz yaratan lezzetlerin bir arada bulunmasını ise özellikle önemsiyor.

Menüde sushi roll ve nigiri çeşitlerinden robata grill’de hazırlanan deniz ürünleri ve etlere kadar uzanan geniş bir seçki yer alıyor. Şef özellikle bazı tabakların misafirler tarafından yoğun ilgi gördüğünü söylüyor: “Deniz ürünlerinde morina balığı, et tarafında ise fırında kaburga misafirlerimizin en çok tercih ettiği lezzetler arasında.”

Tatlı tarafında ise farklı mutfak kültürlerinden ilham alan birçok seçenek öne çıkıyor. Şefin önerileri arasında yer alan Matcha Puffy Cake ise misafirlerin en beğendiği tatlılardan biri.

Bir mutfak koordinatör şefi olarak operasyonel disiplin ile yaratıcılık arasındaki ilişkiyi ise çarpıcı bir benzetmeyle açıklıyor: “Ben mutfaktaki dengeyi biraz futbola benzetiyorum. Nasıl sahada bir takımın sistemi ve oyun planı varsa mutfakta da operasyonel standartlar oyunun temelini oluşturur.”

Sassin’e göre tüm bu yaklaşımın merkezinde ise tek bir hedef var: ürüne saygı duyan, tekniği hissettiren ve misafirlerin sofradan akılda kalan bir deneyimle ayrıldığı bir mutfak dili kurmak.

Sosyal Medya'da Paylaşın