Caffè Nero Türkiye CEO’su Ahmet Şükrü Yanıkoğlu, markanın “kahve evi” yaklaşımını, Türkiye’de değişen kahve alışkanlıklarını ve Nero Deli ile genişleyen deneyim dünyasını anlatıyor.
Caffè Nero Türkiye’nin başında yer alan Ahmet Şükrü Yanıkoğlu’nun kariyer yolculuğu, klasik bir kahve sektörü hikâyesinden oldukça farklı. Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği mezunu olan Yanıkoğlu, ardından École Polytechnique de Montréal’de proje yönetimi eğitimi almış. Uzun yıllar perakende sektöründe girişimci ve yönetici olarak çalıştıktan sonra yolu 2018 yılında Caffè Nero Türkiye ile kesişmiş. Yanıkoğlu bu geçişi, “Kaliteli kahveyi, sıcak ve samimi mekânları güçlü bir yaşam tarzı markasıyla birleştirme fikri beni çok heyecanlandırdı. Perakende deneyimimle doğal bir uyum yakaladık” sözleriyle anlatıyor.

Caffè Nero’nun Türkiye’deki konumlanmasının merkezinde ise “kahve evi” kavramı yer alıyor. Yanıkoğlu’na göre bu kavram, yalnızca bir tanım değil, markanın tüm kararlarının çıkış noktası. “Bizim için kahve evi; insanların rahat ettiği, zaman geçirmekten keyif aldığı, kendini iyi hissettiği bir alan demek. Sadece kahve satmıyoruz; bir atmosfer, bir yaşam alanı sunuyoruz” diyor.
Türkiye pazarında Caffè Nero’yu rakiplerinden ayıran en önemli unsur ise global bir markanın yerel dokunuşlarla şekillenmesi: “Global deneyimimizi korurken Türkiye’ye özgü beklentileri çok iyi okuyoruz. Misafirlerimize premium ama erişilebilir bir deneyim sunmak istiyoruz.”
Yanıkoğlu, Türkiye’de kahve tüketim alışkanlıklarının son yıllarda belirgin şekilde değiştiğini de vurguluyor. “Kahve artık sadece bir içecek değil, sosyal bir deneyim. İnsanlar mekânlarda daha uzun vakit geçiriyor, buraları çalışma ve paylaşım alanı olarak görüyor” diyor. Özellikle soğuk kahveler ve pratik ama kaliteli yiyecek seçenekleri bu dönüşümün önemli bir parçası.

Bu noktada Nero Deli, Caffè Nero’nun deneyimini tamamlayan güçlü bir kategori olarak öne çıkıyor. Yanıkoğlu, “Nero Deli’yi, şehir hayatının hızına ayak uydururken kaliteden ödün vermek istemeyen misafirlerimiz için tasarladık” diyerek paninodan wrap’e, club sandviçten günlük hazırlanan artizan seçeneklere uzanan ürün çeşitliliğini anlatıyor.


Caffè Nero Türkiye’nin gelecek hedefleri ise net: daha fazla mağaza, daha yüksek operasyonel verimlilik ve her noktada tutarlı bir misafir deneyimi. Yanıkoğlu’nun sözleriyle, “Amacımız bulunduğumuz her bölgede güçlü bir iz bırakmak ve Caffè Nero’yu Türkiye’de kendine has karakteriyle ayrışan premium bir marka olarak konumlandırmak.” Bu yaklaşım; markanın kahveyle başlayan, şimdi ise yaşamın içine yayılan hikâyesini önümüzdeki yıllarda da büyütmeye devam edeceğini gösteriyor.





















