Berkshire’ın Yeni Lezzet Durağı The Jack O’Newbury, Mayıs Ayında Kapılarını Açıyor

Ünlü şef Dom Chapman ve restoratör Nigel Sutcliffe’in ortak projesi olan “The Jack O’Newbury”, iki yıllık kapsamlı restorasyon sürecinin ardından Berkshire’ın Binfield köyünde misafirlerini ağırlamaya hazırlanıyor.

İngiltere’nin Berkshire bölgesinde, Londra’ya bir saatlik uzaklıkta konumlanan “The Jack O’Newbury”, mayıs ayında hizmete giriyor. Eski bir köy hanının titizlikle dönüştürülmesiyle hayata geçen proje; 80 kişilik yemek salonu, geniş terası, butik tasarımlı 11 odası ve iki dönümlük arazisi içindeki özel mutfak bahçesiyle bölgenin yeni cazibe merkezi olmayı hedefliyor.

Fat Duck’tan Kendi İşletmelerine

Yolları ilk kez dünyaca ünlü The Fat Duck Group bünyesinde kesişen şef Dom Chapman ve Nigel Sutcliffe, ilk kez kendi işletmelerinde bir araya geliyor. Kariyerine Heston Blumenthal’ın üç Michelin yıldızlı restoranı The Fat Duck’ta başlayan Chapman, daha önce The Hinds Head’de ve Michelin yıldızı kazandırdığı The Royal Oak Paley Street’te başşeflik yapmıştı.

Operasyonel süreci yönetecek olan Nigel Sutcliffe ise The Fat Duck direktörlüğünün yanı sıra bölgenin en bilinen mekanlarından The Crazy Bear ve The Oarsman’ın kurucu ekibinde yer alan, sektörün 30 yıllık deneyimli isimlerinden biri.

Tarih ve Gastronomi Bir Arada

Binanın ismi, 16. yüzyılın efsanevi kumaş tüccarı ve hayırseveri “Jack O’Newbury” (John Winchcombe) anısına korundu. Bu tarihi bağ, iç mekân tasarımındaki tekstil detayları ve el işçiliğiyle de vurgulandı. Bahçede yer alan ve yaz aylarında tamamlanacak olan özel mutfak bahçesi, restorana taze sebze, ot ve yenilebilir çiçek tedariki sağlayacak.

Restoran Menüsünde İngiliz Klasiklerine Modern Dokunuş

Haftanın yedi günü kahvaltı, öğle ve akşam yemeği sunacak olan restoranda, Dom Chapman’ın yerel malzemelere odaklanan canlı mutfak tarzı hâkim olacak. Menüde tavşanlı lazanya, “Arnold Bennett” usulü füme mezgitli omlet, 40 gün dinlendirilmiş Hereford biftekleri öne çıkarken, tatlılarda Sherry Trifle ve Baked Alaska gibi klasik İngiliz pudingleri menüde yer buluyor.

Yerel biraların ve mevsimlik kokteyllerin sunulacağı “The Snug” isimli samimi bar bölümünün yanı sıra, dış mekânda odun fırını ve Arjantin ızgarasının bulunduğu 20 kişilik bir teras da yer alıyor.

“Geri Dönmek İsteyecekleri Bir Yer Yaratıyoruz”

Bath merkezli Alfred House stüdyosu tarafından tasarlanan 11 oda, ismini farklı kumaş türlerinden alıyor.

Projenin kurucu ortağı Nigel Sutcliffe, açılışla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Bu güzel mülke yeniden hayat verdiğimiz için heyecanlıyız. Bu karakteristik köy hanını restore etmek ve gerçek misafirperverliğe odaklanan özel bir yer yaratmak nadir bir fırsattı. Amacımız basit: Harika yemekler, sıcak bir servis ve insanların defalarca dönmek isteyeceği bir durak sunmak.”

 

Sosyal Medya'da Paylaşın