Alexandra Cocktail Bar Yöneticisi & Baş Miksolojisti Talat Arslan: “Türkiye, kokteyl anlamında acayip bir yer”

Birbirinden özel imza kokteylleriyle Boğaz’da konumlanan ve eşsiz gün batımlarının izlendiği mekanlardan biri olan Alexandra Cocktail Bar, her gelen misafirini memnun etmeden adeta göndermiyor. Mekanın hem yöneticisi hem de baş miksolojisti olan Talat Arslan ile Alexandra’nın lezzetlerinden Türkiye’deki kokteyl bar kültürüne kadar birçok konuyu konuştuk.

Alexandra Cocktail Bar’ın yöneticisi ve baş miksolojisti Talat Arslan, aynı zamanda Uluslararası Servis ve Lezzet Akademisi’nde (USLA) bar, servis ve miksoloji eğitmeni ve T’Brothers isimli, iki ortaklı bir eğitim ve catering şirketinin kurucu ortaklarından biri. Alexandra’ya, Osman Baycan’ın davetiyle dahil olduğunu belirten Arslan, Baycan’ın ayrılmasının ardından bar şefliği teklifiyle bu macerasına devam ettiğini söylüyor.

Alexandra’nın tam anlamıyla bir kokteyl bar olduğunu vurgulayan Talat Bey, her yerde bulunabilecek kokteyllerin çoğunu servis etmediklerini, daha çok kendi imza kokteyllerini sunduklarını ifade ediyor: “Lezzetli kokteyller eşliğinde iyi müziğe kendinizi kaptırabileceğiniz bir atmosferi var. Gece mekanı olarak bilinse de en sevdiğimiz zaman, akşamüstü gün batarken atıştırmalıklar ve kokteyllerle buluşulan an. Tabii ki gün batımında manzara eşliğinde.”

Alexandra’nın Konseptleri ve Favori Kokteylleri

Alexandra Cocktail Bar’ın alametifarikası ise kesinlikle manzarası. Bir yanda eşsiz Boğaz, diğer yanda renkli ışıklandırmalarıyla köprü… Adeta büyüleyici bir ortam. Talat Bey, bu manzaranın yanı sıra Alexandra’nın üç kattan oluştuğunu ve her katın farklı bir konsepte ev sahipliği yaptığını belirtiyor: “Teras daha çok sohbet ve müzik için; ara kat dans/eğlence, giriş katımız ise hem gündüzleri kahve servisi yapılan hem de mahalle/sokak sohbetleri için iş sonrası ideal bir mekan.”

İlk zamanlardan itibaren ‘Passiflora’ isimli kokteyllerinin yoğun talep gördüğünü söyleyen Arslan, bunda meyhane sonrası tercih edilen taze kokteyl akımının da etkili olduğunu belirtiyor. Ancak son iki yılda, ‘Placebo’ isimli kokteylin tüm kokteyllerin önüne geçtiğini ekliyor.

Sıfır Atık Konusunda Alexandra’nın Yaklaşımları

Kokteyl barlar özelinde değerlendirildiğinde, “sıfır atık” konusu önemli bir yere sahip. Ürün yapımında kullanılan malzemelerin posası gibi artan ürünlerin çöpe mi atılacağı, yoksa başka bir şekilde mi değerlendirileceği sorusunu kendilerine sıkça sorduklarını ifade eden Talat Arslan, 2019 yılından bu yana Alexandra bünyesinde bu konuda başarılı bir yol izlendiğini söylüyor: “En başta yumurtayı kokteyllerden çıkararak başladık. Kalan posalardan kurutma yoluyla iyi garnişler elde ediyoruz. Bazı ürünleri ise infüzyon ve pişirme sürecinde kullanıyoruz. Pişirme sonrası kalanları da kurutup kokteyller için gerdan yapıyoruz.”

Türkiye’de ve dünyadaki kokteyl trendleriyle ilgili düşüncelerini de paylaşan Talat Bey, “Türkiye, kokteyl anlamında acayip bir yer” diyerek sözlerine başlıyor: “Nereden ne çıkacağı belli olmuyor ve inanılmaz kokteyller ortaya çıkıyor. Tabii Türk insanının bu iyi kokteyllerdeki etkisi çok büyük. Özellikle İstanbul’da öyle güzel bir kokteyl kitlesi var ki istediğimiz şeyi deneyip servis edebiliyoruz.”

Sosyal Medya'da Paylaşın