Sultanahmet’teki Balıkçı Sabahattin, klasik balıkçı kültürünü mevsimsellik, sade pişirme teknikleri ve güçlü müdavim ilişkileriyle sürdürüyor. Serkan Korkmaz’a göre bu geleneğin temeli doğru ürün ve güven.
Sultanahmet’in tarihi dokusu içinde yer alan Balıkçı Sabahattin, İstanbul’un en köklü balık restoranlarından biri olarak yıllardır aynı karakteri koruyarak yoluna devam ediyor. Tarihi bir köşkte hizmet veren restoranın atmosferi, Korkmaz’a göre deneyimin önemli bir parçası. “Sultanahmet’in arka sokaklarında, deniz kıyısında olmayan ama bilenlerin birbirine tavsiye ederek keşfettiği bir restoranız” diyor.

Bu samimi mekân kimliği, menü anlayışıyla da doğrudan bağlantılı. Balıkçı Sabahattin’de mutfak gösterişli sunumlar yerine ürünün doğasına saygılı bir yaklaşımı benimsiyor. Serkan Korkmaz’ın ifadesiyle amaç, “doğru ürünü doğru şekilde sunarak hafızalarda yer etmek.” Bu nedenle tabaklarda gereksiz müdahalelerden kaçınılıyor; balığın lezzeti sade pişirme teknikleriyle öne çıkarılıyor.
Menüde belirleyici olan en önemli unsur ise mevsimsellik. Balıkçı Sabahattin’de balık çeşitleri yıl boyunca sabit kalmıyor; denizin ritmine göre değişiyor. Hangi balığın hangi dönemde en iyi olduğu, deniz suyu sıcaklığı, av yasakları ve balığın yağ oranı gibi faktörler mutfaktaki kararları belirliyor. “Hangi ay hangi balık lezzetliyse menü onun etrafında şekillenir” diyen Korkmaz, bu yaklaşımın restoranın en temel ilkelerinden biri olduğunu vurguluyor.
Kalite sadelikte gizli
Menünün önemli bir bölümünü oluşturan klasik mezeler de bu sade mutfak anlayışının tamamlayıcı unsuru. Korkmaz’a göre iyi yapılmış bir lakerda ya da fava yalnızca bir başlangıç değil, aynı zamanda bir hafıza taşıyıcısı: “İnsanlar bu tatları yediklerinde çocukluktan beri alıştıkları lezzetleri hatırlıyor.

Balık seçiminde ise güven ilişkisi büyük rol oynuyor. Restoranın uzun yıllardır birlikte çalıştığı tedarikçiler, amatör balıkçılar ve dalgıçlar sayesinde menüye günlük ve taze ürünler girebiliyor. “Balıkhaneye çok güzel kalkanlar geldi dendiğinde gözümüz kapalı inanabilmek kalitemizin sürekliliği açısından çok önemli” diyor.
Bugün Balıkçı Sabahattin birçok müdavim için yalnızca bir restoran değil, aynı zamanda bir hafıza mekânı. Yıllar içinde aynı masalarda yapılan kutlamalar, ilk buluşmalar ve aile yemekleri bu bağı güçlendiriyor. Korkmaz, restoranın geleceğini ise üç temel ilke üzerine kuruyor: misafire duyulan saygı, mevsimsellik ve samimi, abartısız servis anlayışı. Bu yaklaşım, Balıkçı Sabahattin’in İstanbul gastronomi sahnesindeki yerini korumasını sağlayan en güçlü unsur olarak öne çıkıyor.






















