İtalyan Lezzet Mirası Sarayda Hayat Buluyor

Sicilya’dan getirdiği köklü lezzet hafızasını Çırağan Sarayı’nın görkemli atmosferiyle birleştiren Giovanni Vaccaro, Bellini’de her tabağı bir hikâyeye dönüştürüyor.

Çırağan Palace Kempinski İstanbul’un içinde konumlanan Bellini hem atmosferi hem de mutfak yaklaşımıyla İstanbul’un gastronomi sahnesinde özel bir yer tutuyor. Bu mutfak çizgisinin ardındaki isim olan Danışman Şef Giovanni Vaccaro, Sicilya’da başlayan yolculuğunu bugün sarayın zarif atmosferinde sürdürüyor.

Yirmi yılı aşkın profesyonel deneyime sahip olan Vaccaro’nun yolu, Lüksemburg’da tanıştığı Çırağan Palace Kempinski İstanbul Genel Müdürü Ralph Radtke ile kesiştikten sonra Bellini’ye uzanıyor. “Sarayda bir İtalyan restoranı açacaklarını ve danışman şefliğini üstlenmemi istediklerini söylediklerinde bunun hayatımda yeni bir dönem olacağını hissettim” sözleriyle bu iş birliğinin başlangıcını anlatıyor.

Vaccaro’nun mutfak felsefesi tazeliğe, mevsimselliğe ve İtalyan geleneğine dayanıyor. “Menüyü hazırlarken önceliğimiz her zaman tazelik ve mevsimselliğe odaklanmak” diyen şef, İstanbul’un pazarlarında bulduğu ürünlerden ilham aldığını da özellikle vurguluyor. Sicilya mutfağı menüde başrol oynasa da Bellini yalnızca tek bir bölgenin değil, tüm İtalya’nın ruhunu İstanbul’a taşıyan bir yorum sunuyor. “Menümüz Sicilya’ya dayanıyor ama İtalya’nın farklı bölgelerinden de ilham alıyoruz” ifadesi bu çeşitliliğin en açık göstergesi.

Bellini’nin yeni menüsünde şef için duygusal anlam taşıyan birçok tabak bulunuyor. Dana Carpaccio’yu “Bellini’nin DNA’sını anlatan bir başlangıç” olarak tanımlarken, Ahtapot Salatası, Jumbo Karides ve Burrata gibi tabaklarda Akdeniz’in doğallığını ön planda tutuyor. Carbonara çocukluğunun tadını taşırken, Safranlı Deniz Mahsulleri Sosu ve Trüf Mantarlı Sos, onun için denizin kokusunu ve mantarın topraksı derinliğini hatırlatan lezzetler. Ana yemeklerde Dana Polpette della Nonna aile tariflerinin modern yorumu olarak öne çıkarken, ağır ateşte pişen çörek mantarlı kuzu eti tekniğin ve sabrın birleştiği bir tabak olarak dikkat çekiyor.

İstanbul’un şefe ilham veren yönü ise şehirle kurduğu bağda saklı. “İstanbul bir şef için ilham kaynağı” diyor. Taze malzemeler, kültürel çeşitlilik ve şehrin enerjisi onun menüsüne doğrudan yansıyor.

Vaccaro, Bellini’nin ruhunu ise en yalın hâliyle özetliyor: “Bellini sadece bir restoran değil; bir hikâye anlatıcısı. Bellini’de yemek yapmak, misafirlere yalnızca bir ziyafet sunmak değil, aynı zamanda bir kültürü ve hikâyeyi paylaşmak anlamına geliyor.”

 

Sosyal Medya'da Paylaşın