Sözen Group CEO’su & Gastromasa Kurucusu Gökmen Sözen’in uluslararası vizyonu ile büyüyen Gastromasa, 10’uncu yılında, gastronomisinin en önemli isimlerini yeniden İstanbul’da ağırladı.
Bu yıl, “Stories of 10 Years – 10 Yılın Hikâyeleri” temasıyla kutlanan Gastromasa’nın 10. yılı geride kaldı. Hem Ana Sahnede dünyaca ünlü şeflerle hem de Hospitality ve Bar sahneleriyle global ve yerel isimleri ağırlayarak çok katmanlı bir yapı sunan Gastromasa, Türkiye ile dünya gastronomisi arasında kurduğu köprüyü daha da güçlendirdi. İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde 6–7 Kasım tarihlerinde gerçekleşen etkinlik, 17 bini aşkın ziyaretçiyle rekor bir katılım elde ederken, beş kıtadan gelen şeflerin, yatırımcıların, bar dünyasının yaratıcı isimlerinin, akademisyenlerin ve sektör profesyonellerinin buluştuğu benzersiz bir atmosfer yarattı.
6-7 Kasım tarihlerinde gerçekleşen Gastromasa’nın ilk gününde; Sözen Group CEO’su Sn. Gökmen Sözen, İstanbul Vali Yardımcısı Sn. Hasan Gözen, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Fatma Şahin, İTO Yönetim Kurulu Üyesi Sn. Bahadır Yaşık, Türk Mutfağı Araştırmacısı Sn. Vedat Başaran, ETÜDER Yönetim Kurulu Başkanı Sn. Melih Şahinöz ve Metro Türkiye Satın Almadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Sn. Hamit Baykal açılış konuşmaları ile bu değerli güne anlam kattılar.
Bu yılın teması, bir etkinlik çerçevesinin çok ötesinde bir ifade biçimiydi: “Bu tema aslında on yıl boyunca biriken emeğe, hikâyelere, dostluklara ve Türkiye’nin gastronomi yolculuğuna bir teşekkür niteliğindeydi” diye özetliyor 10’uncu yılı Gökmen Sözen ve ekliyor: “Gastromasa’nın doğduğu günden bu yana dünyaya anlatmak istediği şey, Türkiye’nin kültürel ve gastronomik gücüydü; bugün ise bunun global ölçekte karşılık bulduğunu görmek, 10 yılın en anlamlı çıktılarından biri.”

Sözen Group CEO’su ve Gastromasa Kurucusu Gökmen Sözen, konuşmasında şunları söyledi: 12 yıl önce başladığımız bu yolculuk, bugün Türkiye’yi uluslararası gastronomi dünyasında güçlü bir marka haline getirdi. İstanbul ve Londra’daki etkinliklerle birlikte Gastronomasa artık dünya çapında bir kongreye dönüştü. Hedefimiz, Türkiye’yi “gastro diplomasi” merkezi haline getirmek. Ayrıca Gault&Millau’yu Türkiye’ye kazandırdık ve şu anda on şehirde faaliyet gösteriyor. Restoran sayımız 289’dan 330’a çıktı. Bunların yanı sıra Salon du Chocolat fuarını da Türkiye’ye getirdik. 2026 yılında ise dünyanın en büyük gastronomi şehir festivali olan “Taste of Istanbul” etkinliğini İstanbul’da düzenlenecek.
“Gastromasa Türkiye ve Dünya Gastronomisi Arasındaki Köprü”
Gökmen Sözen’e göre Gastromasa, Türkiye gastronomisinin son on yılda geçirdiği dönüşümde kritik bir rol oynadı: “Gastromasa bugün artık dünya gastronomisinin takviminde özel bir yere sahip. Türkiye, şefleriyle, ürünleriyle, üreticileriyle uluslararası gastronomi arenasında konuşulan bir ülke hâline geldiyse bunda Gastromasa’nın kurduğu köprünün büyük payı var. Bu köprünün en belirgin etkisi ise Türkiye’nin gastronomik görünürlüğünün, özgüveninin ve uluslararası etkileşiminin güçlenmesi.”
Bu yıl 17 bini aşkın profesyonelin katıldığı Gastromasa İstanbul, dünya gastronomisinin dev isimlerini bir kez daha aynı sahnede buluşturdu. Oriol Castro’dan Ángel León’a, Mitsuharu Tsumura’dan Ana Roš’a, Emmanuel Renaut’tan Julien Royer’ye kadar dünya gastronominin sahnesinin dev isimleri İstanbul’da sahne aldı. Sözen, “Dünyanın en etkili şeflerinin Türkiye’ye tutkuyla gelmesi, bu ülkenin gastronomik mirasına duydukları hayranlığı birebir görmek, benim için bu yolculuğun en güçlü hikâyelerinden biri” diyor ve ekliyor:
“Her yıl İstanbul’a gelen şeflerin gözlerinde aynı heyecanı, aynı keşfetme isteğini görmek beni hâlâ büyülüyor. Anadolu’nun ürünlerine, üreticisine, kültürel derinliğine gösterdikleri ilgi; sadece bir programa katılmanın ötesinde, bu topraklara duydukları gerçek bir saygıyı yansıtıyor. Onların Türkiye’den ilham alarak ülkelerine dönmesi, bu hikâyenin ne kadar doğru bir yerden büyüdüğünün en somut göstergesi.”
10’uncu yıl etkinliğinin atmosferinin hissetirdikleri; salondaki enerjiyi, dünyanın dört bir yanından gelen katılımcıların etkileşimi ise şöyle özetliyor:
“Bu iki gün, emek, tutku ve yaratıcılığın birleştiği bir vitrindi. Gençlerin heyecanı, şeflerin üretkenliği, sektörün dinamizmi… Her anı, bu on yılın boşuna olmadığını gösterdi.”
Etkinlik Öncesi Şeflerle Kapadokya Turu

Gastromasa’nın 10’uncu yılı, yalnızca İstanbul’daki buluşmayla sınırlı kalmadı; konferansın hemen öncesinde dünya yıldızı şefler, Sözen Group’un özel davetiyle Kapadokya’da iki gün boyunca misafir edildi. Argos Hotel, Avantgarde Refined Caves of Cappadocia ve Museum Hotel’de konaklayan şefler, bölgenin eşsiz manzarası, tarihi dokusu ve benzersiz atmosferiyle buluşurken, Kapadokya’nın coğrafyasının yarattığı ilhamı yakından deneyimledi. Bu özel ağırlama programı, hem Türkiye’nin turizm ve gastronomi mirasını tanıtmak hem de şeflerin Anadolu’nun hikâyesiyle bağını güçlendirdi.
Kapadokya gezisinin ardından, beş kıtadan 60’tan fazla dünyaca ünlü şef, yüzlerce konuşmacı, yatırımcı ve marka İstanbul’da bir araya geldi.


Gala Gecesinde 10 Yılın Kutlaması
6 Kasım günü, etkinliğin ilk gününün akşamı ise Gastromasa’nın 10’uncu yıl kutlamaları Rahmi Koç Müzesi’nde düzenlenen görkemli Gala Kokteyli ile taçlandırıldı. Müzenin tarihi dokusu, Haliç’in büyüleyici atmosferi ve gastronomi dünyasının en seçkin isimlerini bir araya getiren özel davet, gecenin daha ilk anından itibaren unutulmaz bir deneyime dönüştü. Dünya yıldızı şeflerin, sektörün lider yatırımcılarının ve ağırlama profesyonellerinin buluştuğu gala, Gastromasa’nın 10 yıllık yolculuğunun en özel anlarından biri olarak kayıtlara geçti.

“Stories of 10 Years” temasıyla 10. yılını kutlayan Gastromasa İstanbul, 6 Kasım akşamı Rahmi Koç Müzesi’nde düzenlenen görkemli Gala Kokteyli ile unutulmaz anlara ev sahipliği yaptı. Dünyaca ünlü şefler, gastronomi profesyonelleri ve ağırlama sektörünün önde gelen isimleri bu özel gecede bir araya geldi.

On yılın deneyiminin kutlandığı bu özel gecede, misafirlere gastronomik bir şölen ve eşsiz bir müzik ziyafeti sunuldu. Sözen Group CEO’su ve Gastromasa Kurucusu Gökmen Sözen’in etkileyici açılış konuşmasıyla başlayan gece; Keman Virtüözü Pierpaolo Foti’nin büyüleyici performansıyla devam etti. Ardından gerçekleşen Gastromasa 10. Yıl Dönümü Konuşmaları ve Solanch De La Rosa’nın enerjik sahnesiyle gece renk kazandı. Etkinlik, DJ Thai’nin ritimleriyle coşkulu bir kapanışa sahne oldu.

Gastromasa kapsamında bu yıl da Gastromasa Pastry, Gastromasa Hospitality ve Gastromasa Bar bölümleri yoğun ilgi gördü; alanında uzman yerli ve yabancı konuşmacılar sektöre yön veren sunumlar gerçekleştirdi.

Yeni Hikâyelerin Dönüm Noktası
“Stories of 10 Years” teması aynı zamanda geleceğe atılan bir işaretti. Sözen, bu temanın arkasındaki vizyonu şöyle anlatıyor:
“Hikâyeler bitmiyor. Türkiye gastronomisi her geçen gün güçlenen bir kültür mirası ve biz bu mirası dünyaya anlatmaya devam edeceğiz.”
Önümüzdeki dönem için Gastromasa’nın hedefi oldukça iddialı: Etkinliği dünyanın en etkili üç gastronomi organizasyonundan biri hâline getirmek. Sözen, Londra’da başlayan, Dubai ve dünyanın farklı gastronomi başkentlerine uzanmayı hedefleyen yeni edisyonlarla Gastromasa’nın artık uluslararası bir marka kimliğini güçlendirdiğini vurguluyor.
Gastronomideki küresel trendlere de değiniyoruz. Yerelliğin yükselişi, sürdürülebilirlik, kültürel anlatı ve mutfakta hikâye odaklılık… Tüm bu başlıkların Türkiye için bir avantaj olduğunun altını çiziyor:
“Türkiye’nin mutfak mirası çok güçlü. Genç, yaratıcı bir şef kuşağı geliyor. Tarım zenginliği, ürün çeşitliliği, kültürel hafıza… Bunların hepsi bize dünya gastronomisinde benzersiz bir konum sağlıyor. Önümüzdeki yıllarda Türkiye çok daha güçlü bir gastronomi merkezi hâline gelecek.”
Gastromasa’nın 10. yılı, aslında yalnızca bir dönüm noktası değil; Türkiye gastronomisinin dünyaya açılan kapılarından birinin artık çok daha genişlediğinin somut bir göstergesi. Gökmen Sözen’in sözleri bu yolculuğu belki de en doğru şekilde özetliyor:
“Gastromasa, Türkiye’nin hikâyesini dünyaya anlatan bir köprü… Ve bu köprünün üzerinde yürüyen herkesle birlikte büyümeye devam edeceğiz.”
Gastromasa’nın 10’uncu yılıyla birlikte açılan bu yeni sayfa, aslında sadece geride bırakılan bir on yılı değil, önümüzde uzanan çok daha büyük bir yolculuğu işaret ediyor. Türkiye’nin gastronomi alanındaki yükselişi artık tesadüf değil; titizlikle kurulan ilişkilerin, dünya sahnesine taşınan yeteneklerin ve güçlü bir kültürel mirasın doğal sonucu. Bugün İstanbul’da doğan bu etkinlik, yarın dünyanın farklı noktalarında Türkiye’nin hikâyesini anlatmaya devam edecek. Gastromasa’nın yeni dönemi, Türk gastronomisinin küresel sahnedeki etkisini daha da büyütecek bir vizyonun başlangıcı niteliğinde.
Etkinliğe; Gault&Millau şapkalı ve Michelin yıldızlı şeflerden ödüllü pastacılara, dünyaca ünlü sommelierlerden miksoloji uzmanlarına kadar beş kıtadan 60’ın üzerinde uluslararası gastronomi yıldızı katıldı. Şefler; kariyer hikâyelerini, miraslarının köklerini, menü gelişim süreçlerini ve gastronominin geleceğine ışık tutan yaklaşımlarını paylaştılar.
Gastromasa’nın bünyesinde gerçekleşen Gastromasa Pastry, Gastromasa Hospitality ve Gastromasa Bar alanlarında düzenlenen paneller, workshop’lar ve deneyim alanları yoğun ilgi gördü. Katılımcılar hem Türkiye’den hem dünyadan birçok markanın inovatif ürünleriyle buluştu.





















