Alaçatı’nın yaz hareketliliğinden uzak, sakin bir atmosferde keyifli bir gastronomi yolculuğu sunan Munch Avlu, hem dinginliği hem de özgün tatlarıyla öne çıkıyor. Taş avlunun gölgesinde alanında uzman şeflerin hazırladığı tabaklar, misafirlere unutulmaz bir deneyim yaşatıyor.
Tarihi bir Rum taş evin titizlikle restore edilmesiyle hayata geçen Munch Avlu, 200 yıllık ruhunu koruyarak hem butik otel hem de restoran olarak hizmet veriyor. Alaçatı’nın kalbinde ama kalabalıktan uzakta konumlanan mekan, huzurlu bir mola arayanların uğrak noktası haline gelmiş durumda.
Mutfakta Süleyman Kapan ve Cahit Akbaş’ın yönetiminde şekillenen menü, dünya mutfağından seçkin lezzetleri bir araya getiriyor. Akdeniz’den Asya’ya, Meksika’dan İtalya’ya kadar uzanan geniş seçenekler, yerel dokunuşlarla harmanlanarak her damak zevkine hitap ediyor.

El yapımı makarnalar, ekşi maya pizzalar, özel avlu tabakları, burger çeşitleri ve Asya esintili noodle’ların yanı sıra vegan ve vejetaryen dostu alternatifler de menüde önemli bir yer tutuyor. Bu yönüyle Munch Avlu, bölgedeki farklı beslenme tercihlerine hitap eden adreslerden biri olarak öne çıkıyor.
Gündüzleri dünya ve yöresel kahvaltı seçenekleriyle dingin bir atmosfer sunan mekan, akşam saatlerinde ise kokteyller ve şık ambiyansıyla farklı bir havaya bürünüyor. Özellikle mevsim meyveleriyle hazırlanan “Avlu Kokteylleri”, menünün dikkat çeken detaylarından.
Alaçatı’nın yazın renkli ve kalabalık sokaklarından uzaklaşmak isteyenler için sessiz ve estetik bir buluşma noktası olan Munch Avlu, begonvillerin gölgesinde geçirilen her anı unutulmaz bir tatil hatırasına dönüştürüyor.





















