Akdeniz’in sade ve paylaşımcı ruhunu şehir hayatının ritmiyle buluşturan Esca’da samimiyet, lezzet ve doğallık odağında bir mutfak deneyimi yaşanıyor.
Esca, şehir hayatının temposu içinde daha rahat, daha paylaşımcı ve akışta bir buluşma noktası yaratma fikriyle ortaya çıkıyor. Osman Sezener için Esca’nın çıkış noktası yalnızca yeni bir restoran açmak değil; insanların günün her anında kendilerini ait hissedebileceği yaşayan bir alan yaratmak olmuş. “Ulaşımı kolay, günün her anında yaşayan, insanların spontane şekilde bir araya gelebildiği gerçek bir şehir restoranı hayal ettik” diyen Sezener, Esca’nın temel yaklaşımını bu cümleyle özetliyor.

Restoranın merkezinde yer alan “Wordly flavors, mediterranean heart” mottosu ise Esca’nın mutfak dilini olduğu kadar atmosferini de şekillendiriyor. Akdeniz’in yalın ama güçlü hissiyatını önemsediklerini ayrıca dünya mutfağından da seçkiler sunduklarını belirten Sezener, “Cömertlik, sadelik, sakinlik… Sofrada paylaşmayı, birlikte vakit geçirmeyi hatırlatan bir yaklaşım bu” diyerek Esca’nın ruhunu tarif ediyor. Yemeği karmaşıklaştırmadan, doğal haliyle keyifli kılma fikri restoranın genel çizgisinde de hissediliyor.

Mutfakta ise mevsimsellik ve ürün odaklı yaklaşım belirleyici bir rol üstleniyor. Sezener için önemli olan yalnızca yerel ürün kullanımı değil; tabağın kendi hikâyesini dengeli biçimde kurabilmesi. “Bazen çok yerel, bazen farklı coğrafyalardan bir dokunuş. Önemli olan hepsinin bir araya geldiğinde dengeli ve anlamlı bir hikâye kurması” yaklaşımı, Esca’nın tabaklarına da doğrudan yansıyor.
İzmir’in Rahat Ritmini Hissetmek
Esca’nın atmosferinde İzmir’in ritmini hissetmek de mümkün. İstanbul’un yoğun temposundan farklı olarak İzmir’de hayatın daha sakin ve keyifli aktığını düşünen Sezener, bu hissi mekâna taşımayı hedeflediklerini söylüyor. “İnsanların vakit geçirmek isteyeceği, masada daha uzun kalacağı bir atmosfer kurmak istedik” cümlesi, Esca’nın şehir restoranı anlayışını güçlü biçimde anlatıyor.

Fine dining yaklaşımını daha samimi ve ulaşılabilir bir çizgide yorumlayan Esca’da teknik gösterişten çok lezzetin bıraktığı his ön planda tutuluyor. “Yemeğin daha ulaşılabilir, daha doğal ama aynı zamanda özenli olması” düşüncesi, restoranın karakterini belirleyen temel unsurlardan biri. Bu yaklaşımın en güçlü örnekleri arasında ise günlük hazırlanan el yapımı taze makarnalar ve tatlılar yer alıyor. Sezener, bu tabakların mutfağa bakışlarını en iyi yansıtan ürünler olduğunu düşünüyor.
Yakın dönemde yaz menüsü ve yenilenen kokteyl seçkisiyle yeni bir döneme hazırlanan Esca, şehir restoranı kavramını daha sıcak, doğal ve paylaşım odaklı bir deneyime dönüştürmeye devam ediyor.




















