Geniş çaplı bir yenileme sürecinden geçen Hilton Istanbul Bosphorus, yeni yüzüyle misafirlerini ağırlamaya başladı. Toplam 475 oda ve süiti kapsayan dönüşümle yeni yeme-içme alanları ve sosyal mekânlar da faaliyete girdi.
Hilton Istanbul Bosphorus, yenilenen yüzüyle kapılarını yeniden açtı. Otel, Hilton Hotels & Resorts, markasının yenilenmiş bir yorumunu sunarken, 1950’lerin seyahat kültürüne zarif bir gönderme yapıyor.
Toplam 475 oda ve süiti kapsayan dönüşüm, yeni yeme-içme alanları ve sosyal mekânları beraberinde getirirken, 4.000 metrekareyi aşan etkinlik alanıyla otelin kutlamalar, kültürel faaliyetler ve buluşmalar için önemli bir merkez olma rolünü sürdürüyor. Conrad Hilton’ın Amerika dışındaki büyümesini simgeleyen ve ayak izinden ilham alınarak tasarlanan ikonik açık havuz, otelin merkezinde yer almaya devam ederken; spa, kapalı havuz ve fitness alanlarını kapsayan yeni düzenlemelerin yaz aylarında tamamlanması planlanıyor.

Hilton Gastronomisinde Yeni Dönem
Yeme-içme deneyimi, otelin dönüşümünün merkezinde yer alıyor ve Hilton Istanbul Bosphorus’u günün her saatinde yaşayan bir buluşma noktası haline getiriyor. Bu yaklaşım, Türk misafirperverliğinin köklü bir geleneğine dayanıyor. Conrad Hilton’ın Türkiye’de deneyimlediği kahve ve likör ikramı geleneğinden ilhamla başlattığı “karşılama kahvesi” ritüeli, bugün Hilton otellerinin global bir simgesi haline gelmiş durumda.
Otelin imza restoranı Malva, Türk mutfağının köklü mirasını modern tekniklerle yeniden yorumluyor. Unutulmaya yüz tutmuş yöresel tarifler, mevsimsel ürünlerle çağdaş bir yaklaşımla sunuluyor.
Sazzou, özenle seçilmiş plak setleri, canlı caz performansları ve güçlü kokteyl deneyimiyle geceye özel bir atmosfer sunarken, otelin müzikle olan güçlü geçmişine gönderme yapıyor.

Otelin merkezinde yer alan Lalou, ismini keyifli sohbetten alıyor. 1950’lerin zarafetinden ilham alan bu şık brasserie ve teras alanı; pastane ürünleri, hafif lezzetler ve özenle hazırlanmış kokteyllerle misafirleri bir araya getiriyor.
Arlo, İstanbul’un yedi tepesinden ilham alan modern bir gastronomi deneyimi sunarken; Türkiye, Yunanistan ve İtalya’nın kıyı lezzetlerini sürdürülebilirlik odağında bir araya getiriyor.
İstanbul’un köklü restoranlarından Dragon, Kanton ve Seçuan mutfağının özgün tatlarını sunmaya devam ediyor.
Havuz çevresinde konumlanan Bosolei, Fransız Rivierası’nın rahat ve zarif atmosferini İstanbul’a taşıyor.

Otelin Farklı Dönemleri Süitler’e Yansıyor
Dört özel süit, otelin hikâyesinin farklı dönemlerini yansıtıyor. Kubbenin altında konumlanan Imperial Suite, otelde yer alan İstanbul’un ilk diskoteği Cloud 9’un mirasına gönderme yaparken, özel sinema odası ile otelin yıllar boyunca ağırladığı Hollywood yıldızlarını hatırlatıyor.
Bosphorus Suite, Boğaz’ın dingin tonlarından ilham alırken; Presidential Suite geniş Boğaz manzarasıyla öne çıkıyor. Ambassador Suite ise yıllar boyunca otelde konaklayan devlet liderlerine ve kültürel figürlere ithaf ediliyor.
İstanbul’un En Özel Davetlerine Ev Sahipliği
4.000 metrekareyi aşan etkinlik alanı, Ambassador Balo Salonu ve bölünebilir Connie Balo Salonu dahil olmak üzere toplam 2.500 kişiye kadar kapasite sunuyor. Açık bahçe alanları ve 17 toplantı odası ile otel hem sosyal hem de kurumsal etkinlikler için öne çıkan adreslerden biri olmaya devam ediyor.





















