Şubat ayının başında Süzer Plaza içerisinde bulunan The Ritz-Carlton, Istanbul bünyesinde yeni bir restoran açıldı: Limoré İstanbul. İstanbul gastronomi sahnesine yeni eklenen bu oyuncunun mutfağında Andrea Cetani bulunuyor.
İstanbul’un kalbindeki The Ritz-Carlton, Istanbul’da yeni bir İtalyan mutfağı kapılarını açtı: Limoré İstanbul. Mekanın mutfağında ise kendisini Emilia-Romagna Bölgesi’nde geliştirmiş, o bölgeden ilham alarak yemeklerini oluşturan şef Andrea Cetani var. İstanbul hayranlığını mutfağa yansıtan şef, “Farklı kültürlere ait mutfak geleneklerinin birleşimini keşfetmek beni heyecanlandırıyor. Kendi İtalyan köklerimi bu karışıma dahil ederek, yerel tatlarla harmanlıyorum.” diyor.

Limoré İstanbul’un lezzetlerini eşsiz İstanbul manzarasında sunan şef Andrea, “Menüye yaklaşımım, farklı mutfak geleneklerinin birleşimine dayanıyor” diye konuşmaya devam ediyor. Ayrıca taze ve yerel malzemelerin kalitesine büyük önem verdiğini anlatıyor, “Otantik tatları keşfetmeyi ve bunları yaratıcı bir şekilde yeniden yorumlamayı seviyorum. Böylece mutfak geleneklerinin özünü korurken onlara modern bir dokunuş katıyorum.” Her yemeği Türk ürünleri ve İtalyan mutfağıyla birleştirerek oluşturduğunu söyleyen Cetani, özgün kombinasyonlarla bir hikaye yarattığını söylüyor.

Limoré’yi ziyaret edecek konuklara ilk olarak burrata’yı öneren şef, “Basitliğin ve lezzetin mükemmel birleşimi olan bu yemek; kiraz domates, balzamik sirke, taze pesto ve roka ile sunuluyor ve yüzde 100 İtalyan orijinalliğini yansıtıyor” diyor ve sonrasında kendisi için özel bir yemeği öneriyor: lazanya: “Kat kat makarna, ragù, beşamel ve parmesanla hazırlanır ve o hafif yanık, çıtır kısımlar onu daha da özel kılar. Son olarak tatlı bir kapanış için, İtalyan pastacılığının vazgeçilmezi tiramisu var. Kedi dili bisküvi, taze yumurta, mascarpone ve üzerine serpilmiş kakao tozuyla klasik bir lezzet sunuyor.”
İtalyan ve Türk mutfağı hakkında da konuşan şef, iki ülke mutfağının birçok ortak malzemesi olduğundan bahsediyor: “Domates, zeytin, zeytinyağı, peynir ve yumurta gibi malzemeler, iki mutfak kültürünü birbirine bağlıyor. İtalyan yemeklerinin sadeliği, bu ürünleri ve kültürü mükemmel bir şekilde harmanlıyor ve Türk halkının damak zevkine oldukça hitap ediyor.”

Önemli konu başlıklarından olan sürdürülebilirlik ve sıfır atık maddelerinin İtalyan mutfak prensibinin temeli olduğundan bahseden Andrea Cetani, yıllar içerisinde sadece israfı önlemekle kalmayıp, göz ardı edilen malzemelere yeni bir hayat vermeyi öğrendiğini ve bu yaklaşımla hem yaratıcılığın teşvik edildiğine hem de artık malzemelerin yüksek kaliteli yemekler yaratılmasına olanak sağladığına söylüyor.




















