Dubai ve İstanbul gastronomi sahnesinin iki önemli ismi Grégoire Berger ve Serhat Eliçora, 19-20 Ekim tarihlerinde Izaka Terrace’ta düzenlenen Four Hands Dinner’da aynı mutfağı paylaştı. Sözen Hospitality iş birliğiyle gerçekleştirilen özel gastronomi buluşmasında iki şef, farklı mutfak yaklaşımlarını yedi aşamalı tadım menüsüne taşıdı. CVK Park Bosphorus İstanbul’un Boğaz manzaralı terasında gerçekleşen etkinlikte, özgün tabaklara özel içecek eşleşmeleri eşlik etti.
CVK Park Bosphorus İstanbul bünyesinde yer alan Izaka Terrace, 19-20 Ekim tarihlerinde uluslararası gastronomi dünyasının iki önemli şefini ağırladı. Sözen Hospitality iş birliğiyle düzenlenen Four Hands Dinner serisinin ikinci buluşmasında, Dubai’deki Kraken restoranının kurucusu ve mutfak direktörü Grégoire Berger ile Izaka Terrace Executive Şefi Serhat Eliçora, iki akşam boyunca ortak bir gastronomi deneyimine imza attı.

Gault&Millau Birleşik Arap Emirlikleri tarafından 2 Toque ve “Impact” kategorisinde ödüllendirilen Kraken’in kurucusu, Michelin yıldızlı şef Grégoire Berger ile Gault&Millau Türkiye tarafından “Dünya Mutfağı” kategorisinde 1 Toque ile ödüllendirilen Serhat Eliçora, farklı coğrafyalarda geliştirdikleri mutfak anlayışlarını aynı menüde yorumladı. İki şefin ürün seçimi, pişirme teknikleri ve lezzet eşleşmelerine ilişkin yaklaşımları, gecenin gastronomik kurgusunu şekillendirdi.
İki Şefin İmzasını Taşıyan Yedi Aşamalı Menü
Grégoire Berger ve Serhat Eliçora’nın hazırladığı yedi aşamalı tadım menüsü, deniz ürünlerinden mevsimsel sebzelere ve farklı pişirme teknikleriyle hazırlanan et yemeklerine uzanan özel bir seçki sundu.
Gece, Şef Grégoire Berger’in yeşil köri, bezelye ve kırmızı sardunya ile hazırladığı Primavera ile başladı. Ardından Şef Serhat Eliçora’nın susamlı salatalık, kremamsı avokado ve turşularla servis ettiği uskumru lakerda sunuldu. Berger’in beyaz kuşkonmaz ve feijoa meyvesiyle hazırlanan beurre blanc sos eşliğinde sunduğu Hokkaido deniz tarağı, menünün bir sonraki tabağı oldu.

Eliçora’nın ayva, havuç jölesi, trüf ve fındıkla yorumladığı kerevizi, Berger’in Kristal havyar, deniz yosunu ve sarımsakla hazırladığı kokotxa takip etti. Eliçora’nın çiftlik tavuğu, tavuk ciğeri parfe ve tavuğun kendi suyundan hazırlanan sosla servis edildi. Gecenin finalinde ise iki şefin ortak imzasını taşıyan poşe siyah incir, çırpılmış cheesecake kreması ve kırmızı şarap sosuyla sunuldu.

Grégoire Berger ve Serhat Eliçora’nın Farklı Mutfak Yaklaşımları
Dubai’deki Kraken restoranıyla çalışmalarını sürdüren Grégoire Berger, gastronomi yaklaşımında deniz ürünlerini, açık ateşi ve fermantasyon tekniklerini merkeze alıyor. Emirlikler’in denizcilik ve balıkçılık kültüründen ilham alan şef, yerel üreticilerle kurduğu ilişkiler ve mevsimsel ürünlere verdiği önemle öne çıkıyor. Berger’in mutfağında ürünün kökeni, doğal yapısı ve işlenme biçimi, yaratıcı tabakların temelini oluşturuyor.
Izaka Terrace Executive Şefi Serhat Eliçora ise dünya mutfaklarından edindiği deneyimi yerel ürünler ve mevsimsel malzemelerle yorumluyor. Ürünün doğal karakterini korumaya odaklanan şef, ateş ve taş fırın gibi pişirme yöntemlerini kontrollü tekniklerle kullanarak malzemenin özgün lezzetini ön plana çıkarıyor.

İki şefin farklı gastronomi anlayışları, Four Hands Dinner boyunca hazırlanan tabaklarda kendine özgü bir karşılık buldu. Deniz ürünlerinin yaratıcı yorumları, sebze odaklı tabaklar ve farklı dokular üzerine kurulan menü, her iki şefin mutfak kimliğini yansıtan bir deneyim sundu.
Sözen Hospitality İş Birliğiyle Uluslararası Gastronomi Buluşması
Sözen Hospitality iş birliğiyle gerçekleştirilen Four Hands Dinner serisinin ikinci etkinliği, uluslararası gastronomi dünyasından şeflerin İstanbul’daki mutfaklarla ortak çalışmalar gerçekleştirmesine olanak sağladı.
Izaka Terrace’ın Boğaz manzarası eşliğinde düzenlenen iki akşamlık etkinlik, Grégoire Berger ve Serhat Eliçora’nın teknik bilgi birikimlerini, ürün odaklı yaklaşımlarını ve yaratıcı mutfak anlayışlarını ortak bir menü üzerinden konuklara aktardı.
19-20 Ekim tarihlerinde gerçekleşen Four Hands Dinner, farklı gastronomi kültürlerinden gelen iki şefin iş birliğiyle hazırlanan özel menüsü ve içecek eşleşmeleriyle tamamlandı.



















