Gastronomi dünyasında kendine sağlam bir yer edinmiş olan Spago İstanbul, ünlü şef Wolfgang Puck’ın imzasını taşıyor. Prestijli mekânın Genel Müdürü Deniz Zengin ile, restoran yönetimi, gastronomi ve misafirperverlik üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.
Deniz Zengin, 27 yıllık tecrübesiyle restoran sektöründe önemli bir isim olarak öne çıkıyor. Kariyeri boyunca Reina, Tampa ve Vogue gibi Türkiye’nin köklü mekanlarında çalışmış olan Zengin, son 8 yıldır Spago İstanbul’un genel müdürlüğünü yürütüyor. Restoran yönetimi anlayışını “İyi yemek, iyi servis, güzel müzik ve eğlence” mottosuyla tanımlıyor. Zengin, farklı mutfak ve servis tarzlarını keşfetmek için yaptığı yurtdışı gezilerinden ilham aldığını belirterek, “Geçmişte disiplinli ve vizyoner yatırımcılarla çalıştım, bu deneyimlerimden edindiğim ilhamı Spago’da uyguluyorum” diye vurguluyor.
Spago İstanbul, ünlü şef Wolfgang Puck’ın Amerika dışındaki ilk restoranı olarak öne çıkıyor. Zengin, “Spago, Türkiye’de 10 yılı aşkın süredir devam eden başarısını Orta Doğu, Macaristan ve son olarak Maxx Royal Bodrum Resort’ta açılan 8. şubeyle taçlandırdı,” diyerek mekanın büyüme sürecini özetliyor. Puck ile çalışma deneyimine değinirken, “Puck’ın başarılarını üç kelimeyle özetlemek zor olsa da, ‘Farm to Table’ felsefesi, disiplin ve misafirperverliği ön plana çıkıyor. Bu değerler, yönetim tarzımı şekillendirdi.” diyor. Wolfgang Puck’ın 100’ü aşkın şubeyi denetlemedeki titizliğini örnek alan Zengin, Spago İstanbul’u hem global marka kimliğine sadık kalarak hem de yerel kültürle harmanlayarak yönetiyor.
Spago İstanbul’un başarısının altında Zengin’in yenilikçi vizyonu yatıyor. “Sushi Bar’a sahip olan ilk Spago biz olduk ve menümüzü her üç ayda bir yeniliyoruz” diyen Zengin, misafir geri bildirimlerine büyük önem veriyor. Özellikle, yemek öncesi düzenledikleri gün batımı partileri ve happy hour etkinlikleriyle fark yaratıyorlar. Bu tür yeniliklerin, Spago İstanbul’u sadece bir restoran değil, aynı zamanda bir deneyim mekanı haline getirdiğini belirtiyor.
Deniz Zengin’in genç yatırımcılar ve sektörde kariyer yapmak isteyenlere de önemli tavsiyeleri bulunuyor. “Disiplinli çalışmalı, gastronomi bilgisine hâkim olmalı ve menü oluştururken taklitçilikten kaçınmalılar,” diyor ve sosyal medya ile pazarlama yönetiminin de ihmal edilmemesi gerektiğini belirtiyor. Zengin, özellikle servis personelinin sürekliliği ve donanımının işletmenin başarısındaki rolüne dikkat çekiyor. Ayrıca, özgüven ve iletişim becerilerinin önemine vurgu yaparak, İstanbul’da açılan birçok restoranın bu eksiklikler nedeniyle kapandığını hatırlatıyor.