Dominique Crenn: “Sağlıklı bir biyosfer olmadan, insanlığın geleceği de olamaz.”

Dominique Crenn: “Sağlıklı bir biyosfer olmadan, insanlığın geleceği de olamaz.”

Bu ayki kapağımızda, dünyaca ünlü Fransız şef Dominique Crenn’i ağırlıyoruz! San Francisco’daki üç Michelin yıldızlı restoran Atelier Crenn’in şefi ve sahibi Dominique Crenn kaliteli Fransız mutfağına yönelik modern vizyonuyla bir konsept sunuyor. Kendine özgü Fransız mirası ve Atelier Crenn mutfağının arkasındaki yaratıcı gastronomi sığınağı, onun benzersiz yaşam öyküsünün açık bir yansımasıdır. Atelier Crenn, ekim ayında bir yıl içinde ilk Michelin yıldızını aldı. Ertesi yıl, Atelier Crenn ikinci Michelin yıldızını aldığında Crenn yeniden tarih yazdı ve ABD’de bu onuru alan ilk kadın şef oldu. Kasım 2018’de Crenn kendi rekorunu kırdı ve ABD’de üç Michelin yıldızı alan ilk kadın şef oldu. 2021’de Crenn, Dünyanın En İyi 50 İkonu Ödülü’nün de sahibi oldu.

 

Fransa’nın Brittany bölgesinde büyürken, annesi, büyükannesi, babası ve onun saygın bir Fransız yemek eleştirmeni olan en iyi arkadaşı tarafından genç yaşta mutfak sanatlarıyla tanıştırıldı. Çocukluğu boyunca bölgenin en iyi restoranlarının çoğuna gitti. 1988’de San Francisco’ya gitti ve ünlü Stars restoranında Jeremiah Tower için çalışmaya başladı. İki yıl sonra Endonezya’nın Jakarta kentindeki Intercontinental Hotel’deki Luce’nin mutfağının başına geçmek için 2008’de San Francisco’ya döndü ve 2009’da ilk Michelin yıldızını kazandı. İş ortağı Juan Contreras ile 2011 yılında Atelier Crenn’i açtı ve gerisi milad oldu!

Menüleri, zamanın ve mekanın hikayelerini anlatıyor.

‘Mevsimler ve Sonoma’daki çiftliğimde yetişenler yemeklerin renklerini oluşturuyor. Dünya seyahatlerim sırasında deneyimlediğim yeni tatları ve teknikleri sürekli merak ediyorum. Yeni yemekleri ve tatları zihnimde canlandırır ve birkaç hafta boyunca düşünürüm. Daha sonra Ar-Ge Şefim ve ben lezzet profillerini, teknikleri, kontrast sıcaklıkları ve dokuları göz önünde bulundurarak işbirliği yapıyoruz.’

Bu yaz, Paris’teki ilk restoranı Golden Poppy’yi açıyor.

Kısa bir süre önce Atelier Crenn’in yemek salonunu yeniledik ve menüyü Kaliforniya eyaletini kutlamak üzere yeniden tasarladık.

İnovasyon = Eylem = Daha iyi bir dünya

İnovasyon ve teknoloji, ekosistemimizi yeniden dengelemeye yardımcı olacak araçlardır. Şefler olarak, daha sağlıklı bir gezegen ve artık tehlike altında olmayan bir çevre için anlatıyı değiştirme gücüne sahip olduğumuza inanıyorum. Değişim şimdi, bize araçlar verildi, hadi onları kullanalım.



Bir parçası olabildiğim projeler için çok minnettarım.

Michelin’den 3 yıldız alarak tanınmak restorana harika insanlar kazandırıyor ancak bu bizim yaratmaya ve konuklarımıza hizmet etmeye nasıl devam edeceğimizi etkilemiyor. Öğrenmeye, ilham vermeye ve gelecek nesil için köprü olmaya devam ediyoruz. Bizler bu dünyada sadece misafiriz ve amacımız insanlığı ve gezegeni bir bütün olarak daha iyi hale getirmeye devam etmek.

The Menu filminin baş teknik danışmanı olarak görev alması hayatının en zenginleştirici deneyimlerinden biriydi. Film mutfak dünyasını tasvir ediyor. Senaryoya dayalı menü konseptlerini hayata geçirmek için yemek hazırlama ve sunmanın tüm yönleri hakkında tavsiyeler bulunmaktan sorumluydu.

‘Biliyorsunuz, kendimi bir sanatçı olarak görüyorum ve gençken fotoğrafçı olmak istiyordum. Ayrıca her zaman filmlere ilgi duydum. Yönetmen Mark Mylod, Ralph Fiennes ve tüm oyuncularla çalışmak inanılmazdı. Mutfak düzenini ve ekipmanını tasarlamak ve tüm yemekleri oluşturmak için birkaç ay harcadık. Şef olmakla ilgili her şeyi öğrenmek isteyen başrol oyuncusu Ralph Fiennes ile günler geçirdim.’

Amerika Birleşik Devletleri’nde plastikten arındırılmış olarak sertifikalandırılan ilk restoranız. Tüm Crenn restoranlarındaki uygulamalarımızda sürdürülebilirlik ön plandadır. Bleu Belle Çifliği’nde rejeneratif tarım teknikleri kullanıyoruz ve bu da işlediğimiz araziyi restore etmemizi sağladı. Geçtiğimiz birkaç yıl boyunca araziye yerli bitki türleri ektik ve Monarch kelebeği popülasyonunu yeniden canlandırdık. Tüm ürün atıklarımızı saklıyor ve kompost için çiftliğe geri gönderiyoruz. Fermantasyon programımızı oluşturmak için bitkinin tüm kısımlarını (üst kısımlar, kabuklar, vb) kullanıyoruz.

Tek kullanımlık plastikleri tesisimizden uzaklaştırıyoruz. Sürdürülebilirlik uygulamalarımız, sınırsız izin sunulan ve sağlıklı bir iş-yaşam dengesi kurmaya teşvik edilen personelimiz için de geçerlidir.

Yakın gelecekte daha fazla restoranın bu gibi uygulamaları benimseyeceğini umuyorum. Hayatlarımızın bir alışverişe dönüşmemesi için insanlık ve sürdürülebilirliğin ön planda olması gerekiyor.

Gezegenimize ve birbirimize iyi bakmamız gerektiğini unutmayalım.

 

Sosyal Medya'da Paylaşın