Aliée İstanbul’un içinde dünyaca ünlü Şef Thomas Bühner’in adı ile hayat bulan “Taste by Thomas Bühner” yalnızca bir restoran değil, aynı zamanda şefin kendi vizyonunu ve tecrübelerini yaşatan bir sahne sunuyor.
Şef Thomas Bühner kendisini “şef”ten ziyade bir danışman, fikir üreticisi ve eğitmen olarak tanımlıyor. Taste by Thomas Bühner’in yönetimi ise Aliée İstanbul’un Executive Şefi Tolgar Mireli’nin başarılı gastronomi misyonuna emanet. Restoranın menüsünde, üç Michelin yıldızlı La Vie restoranının imza yemekleri, Düsseldorf’taki La Vie by Thomas Bühner’in çağdaş reçeteleri ve Türk mutfağının en iyi ürünleri buluşuyor.
Restoranın isminin ise konsept ile uyumlu olmasına dikkat çektiğini belirten Bühner, “Bir restoranın adı Ocean ise, balık servis ettiğini hissettirmeli. Bizim için de Taste by Thomas Bühner adı hem geçmişten gelen imzalı tabakları hem de bugünün yaratıcı yorumlarını anlatıyor” diyor.
Konseptin merkezinde yer alan bar tezgâhı ve özgür masa düzeni, misafirle birebir temas kurulmasına olanak tanıyor. Bühner, “Bu düzen sayesinde misafirlerin beklentilerine doğrudan yanıt verebiliyor, menüyü onların ruh haline göre şekillendirebiliyoruz” diyor.

İstanbul’un çok kültürlü yapısı ve Türk ürünlerinin kalitesi ise menünün sürekli gelişmesinde en önemli rolü oynuyor. “Her ziyaretimde hem ekibimi eğitiyor hem de yerel ürünler hakkında daha çok şey öğreniyorum. Bu bilgiler menünün yenilenmesine ilham veriyor” diyerek kişisel varlığının mutfağa katkısını vurguluyor.

Menüyü oluştururken benimsedikleri çıkış noktalarından bahseden Bühner, “Bizim için en önemli unsur mevsimsellik. Bu yüzden menümüzü, her gelişimde yeniden güncelliyoruz. Temel amacımız misafirlerimizi şımartmak. Bu nedenle provokatif olabilecek yemekler servis etmiyoruz; ürün kalitesi bizim için her zaman öncelikli. Öne çıkan tabaklara ben karar vermiyorum; aslında onları misafirlerimiz belirliyor.” diyor.
Sürdürülebilirlik konusunda da hassas bir duruş sergiliyorlar. Tolgar Mireli’nin yerel üreticilerle kurduğu bağ sayesinde mutfağa en iyi ürünler giriyor. İsrafı azaltma, geri dönüşüm ve malzeme kullanımını en aza indirme çabaları dikkat çekiyor. Menülerin el yazısıyla hazırlanması da bu yaklaşımın sembollerinden biri.
Bühner fine dining’in geleceğini ise şu cümleyle özetliyor: “Gelecekte akşam yemekleri sadece tabak odaklı olmayacak. Atmosfer ve bütünsel deneyim çok daha önemli hale gelecek. Biz de Taste by Thomas Bühner’de tam olarak bu yolda ilerliyoruz.”





















